Embed

Şekerpare

Merhaba günlükcağazım, 26 Mart Perşembe akşamı İclal ile Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izledik İBBŞT’nin çiçeği burnunda oyunu Şekerpare’yi.

Şekerpare’yi, yönettiği filmlerin çoğunu seyrettiğim ve izlediklerimin hemen hemen hepsini beğendiğim yönetmen Yavuz Turgul’un senaryosunu yazdığı,haraç ve rüşvet alan emniyet memurlarını hicvettiği sinema filminden biliyorum. Özellikle ,yönettiği  Eşkıya filmi ile hiç unutmayacağım Turgul’un  emeğine sağlık …

Şekerpare’yi filmden uyarlayan , yöneten ve şarkı sözlerini yazan Engin Alkan.  Prömiyeri 26 Mart’da yapılan oyunun biletleri satışa çıktığında, bu sezon iyi bir müzikal izleyemediğim için büyük hevesle  aldım biletimi. İzledikten sonra ise hevesim kursağımda kaldı ne yazık ki…

Şekerpare’nin tanıtım broşüründe ‘Mizaha İhtiyacım var’ başlıklı güzel bir yazı yazan Engin Alkan, ’Bu yüzden Şekerpare ile karşınızdayım’ diyor yazısının sonunda. Benim de mizaha ihtiyacımın olduğu son günlerde gülümseyeceğimi umduğum Şekerpare’de umudum söndü ne yazık; üstelik bütün salon kahkaha atarken…

Mizah görecedir, gülmek özneldir; güldürmek de zordur doğrusu. Fakat benim mizahtan anladığım şiddet veya cinselliği çağrıştıran sahneler olmadı hiçbir zaman;  aksine dayak sahnelerinde kahkaha atanları görünce  ne çok şiddetten zevk alan insanımız var diye düşünüp hüzünleniyorum.  Hele küfür sahnelerinde atılan kahkahaları anlayamıyorum. Sorduğunda belgesel izleyen dizi müptelaları gibiyiz hepimiz. Çelişkilerimiz, güldüklerimizde kendini gösteriyor belki de…

İzlerken filminde de gülmediğim Şekerpare’nin tiyatro oyununda gülememem değil aslında sorun, filmle bağdaşmayan sahneler de değil; çok sevdiğim tiyatro dalından daha çok keyif almak istiyorum ben. Süresi üç saat olan bu oyun ise sıkıldığım oyunlar arasında yerini aldı ne yazık ki...

Oyunun sahne tasarımı Barış Dinçel’e ait. Çelik eşya imalatı yapan bir firmada çalışan benim için İstanbul’un simgelerinden olan Galata Kulesi, Kız Kulesi ve Galata Köprüsünü simgeleyen çelik dekor gayet iyiydi. Çeliğin sanata bükülmesi hoşuma gitti doğrusu. Emeğine sağlık dekorda  katkısı olan herkesin.

Engin Alkan’ı  tiyatroda aç gözlü bir adam olarak görürüm ben. Bunu iyi manada kullanıyorum elbette. Yönetmek, oynamak yetmiyor  ve her konunun içinde olmak istiyor. Fakat bence bu çok yorucu bir şey ve her şeye el atınca hep bir şeyler eksik kalır diye düşünüyorum. Elbette bu durum  kendi tercihidir ve arz-talep meseledir. Bu düşüncelerimle önceden izlediğim oyunlarına yazdığı şarkı sözlerini pek beğenmiyordum mesela ben. Fakat bu oyundaki şarkıları beğendim doğrusu. Emeğine sağlık Alkan’ın ve müzik direktörü Burçak Çöllü'nün...

Alkan, padişahlık döneminde geçen oyunu modernleştirmeye çalışmış, ama ne yardan ne de serden vazgeçememiş gibi geldi bana bir de... Şarkılarda, sahnede, danslarda, espirilerde hep bu karışıklığı fark ettim. Özellikle dansları eksik bulduğumu da söylemek isterim. Tek ayağını yandan öne atıp basit figürlerle yapılan dansa hemen her müzikli oyunda rastladığımdan, ben daha göze hitap edecek ve sanatsal danslar bekliyorum artık.

Bir sezonda bir çok oyunu sahnelenen Engin Alkan’ın enerjisine hayranım ben. İBBŞT’deki bütün oyunlarını izlemiş biri olarak, çoğunu da beğendiğimi belirtmek isterim. Bana göre İBBŞT’nin as elemanlarından biri Alkan. Bugüne kadar izlediğim bütün oyunlarında sahne doluydu ve seyirci ayakta alkışladı hepsinde kendisini.

Fakat,  izledikçe gelişen bakış açımla Alkan’ın gişeyi hedefleyip, oyun  sahnelediğini düşünüyorum artık. Sahnede seyirciye oynanmayacağını, hatta seyircinin görülmeyeceğini biliyorum ama Alkan’ın hep seyirciye oynadığını gözlemliyorum. Bu nedenle  ben Alkan’ın kendisinden beklenen gişe başarısına odaklanmayıp, hafızamdan hiç silemeyeceğim nitelikte bir oyun sahnelemesini istiyorum. Güldürmesi şart değil kesinlikle, Vişne Bahçesi’nde bunu denemiştir belki ama o oyunu beğenmemiştim ben.  Umarım bir dahaki sezonda bu beklentimi karşılayacak bir oyun seyrederim.

İBBŞT ödenekli bir kurum, elbette gişeden elde edecekleri gelir de önemli ama gişe yapması da şart değildir sanırım, sahnelenen her oyun da  yapmıyor zaten... İBBŞT’nin, rekabetle ayakta duran ticari bir firma olmadığını, Darülbedayi olduğunu hatırlatmak istiyorum kendilerine. Çok izlenmek hedefi yerine,  çok iyi oyunlar sahnelemek çabasında olmalı diye düşünüyorum.

Şekerpare’de, az da olsa verilen mesajların hepsi anlamlıydı. Son günlerde tiyatrocuların mesaj kaygısı taşıdığını hissediyorum bir de… Bu oyunda da o kaygı ile söylendiğini düşündüğüm cümleler seyirciden  bolca alkış aldı. Ama oyunun arasına sıkıştırılmış, bir görev addedilmiş o mesajları çok da samimi bulmamaya başladım ben. Sanki mevcut hükümetin denetlediği bir kurumda  olduklarından son zamanlarda çokça eleştirildiklerinden günah çıkarıyor gibiler. Gerçi filmde de benzer cümleler geçiyordu ama yine de hiç gerek yok diye düşünüyorum mesaj için özel çabaya. Bu nedenlerle son günlerde en değerli bulduğum demeç olan Şener Şen’in sözlerini okumasını isterim tüm sanatçıların.

Oyuncuların hepsini birbirinden başarılı bulduğumu da belirtmek isterim. Şanssızlıkları ise filmdeki değerli sanatçılarla kıyaslamam oldu ne yazık ki. Alkan’ın şivesini bir ara Şener Şen’e benzettim mesela, ama sonra çokça değişti o şivesi. İlyas Salman’ın oynadığı Cumali  rolündeki  oyuncu da bu bakış açımla şanssızdı ne yazık ki. Şekerpare rolündeki oyuncu şarkı söylerken sesine bayıldım. Kısacası emeklerine sağlık bütün oyuncuların.

Bugün Dünya Tiyatro günü.  Görsel sanatlar içinde en sevdiğim tiyatroya dair izledikçe ufkumu geliştirecek, hayret ve hayranlık duygumu arttıracak, bilmediğim şeyleri öğrenebileceğim, ruhuma katkı sağlayacak ve keyif alacağım oyunların çoğalmasını diliyorum evvela. Ve dahi tiyatroya gönül veren bütün tiyatro emektarlarının gününü kutluyorum. 

Gündeme inat, çoğalsın sahneler ve tiyatro…

Oyundan:

-Hakkını arama, zulme isyan etmek bölücülük mü oluyor?

-Hakkını aramazsan şu dilsiz kellen omzunun üzerinde olmuş olmamış ne fark eder.

-Haraç ve rüşvet bir milletin en tehlikeli hastalığıdır.

-Bizim esas işimiz önce asayişi bozup,sonra düzeltmektir.

-Neden gülmüyorlar bu güzel gözler?

-Herkesin derdi kendine büyük.

-Kafası da kalbi de mermer gibi cilalı bu zalimlerin.

-Dünya öyle rüyamızdaki gibi değil.

-Ya düzene uyarsın, ya da sopayı yersin. Bu senin özgür seçimin.

-Uyan artık! Uyanın be artık!

KADRO:

ŞEKERPARE

Yazan

: YAVUZ TURGUL

Yöneten

: ENGİN ALKAN

Dramaturgi

: SİNEM ÖZLEK

Sahne Tasarımı

: BARIŞ DİNÇEL

Kostüm Tasarımı

: DUYGU TÜRKEKUL

Koreografi

: SENEM OLUZ

OYUNCULAR

ASLI MENASAYBAR TAŞTEKİNBERFU AYDOĞANCAFER ALPSOLAY,CEM BAZAÇAĞLAR OZAN AKSUDOLUNAY PİRCİOĞLUEMRE ÇAĞRI AKBABAENGİN ALKANERCAN DEMİRHANPERVIN BAĞDATSERAP DOĞANTANJU TUNCEL GÜLUĞUR DİLBAZÜMİT BÜLENT DİNÇER,VOLKAN ÖZTÜRKYAĞMUR DAMCIOĞLUYEŞİM MAZICIOĞLUZEYNEP ÇELİK KÜREŞZEYNEP GÖKTAY DİLBAZ

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !