Embed

Rumeli seyahatimin 2.günü: Kosova

 

Üsküp Kahvaltısı :Simit Poğaça:)

İkinci gün sabah kahvaltımızı yurtta yaptık ki simit poğaça adındaki kahvaltıları çok ilgimi çekti benim. Simit ayrı idi, poğaça arasında da börek vardı:) Ekmek arası ekmek gibi bir şeydi işte:) Bu kahvaltıyı yiyip nasıl zayıf kaldıklarına hayret ve haset ettim:)

Kosova

İkinci gün Kadriye Hocamız bir akrabası olan taksici Recep ağabeyi ayarladı bizim için. O gün dört kız Recep ağabey mihmandarlığında Kosova ve şehirlerini görmek için sabah erkenden yola çıktık. Recep ağabey tanıdığım en iyi insanlardan biriydi, bizleri kızı gibi sahiplendi ve her konuda çok yardımcı oldu sağolsun. Gittiğim her yerde iyi insanlara rastladığım için bir kez daha şükretmeme neden oldu Recep ağabey. Hamdolsun...

Kaçanik

Osmanlı paşalarından Koca Sinan Paşa sayesinde bugüne kadarki yapısına ulaşan şehirde ziyaret ettiğimiz yer Sinan Paşa Camii oldu. 1594 yılında yapılmış bu camiinin adını aldığı Sinan Paşa padişahlarımızdan III.Mehmet ve III. Murat'ın sadrazamlığını yapmış. Şehrin hemen hemen tamamında şu an Arnavutlar ikamet etmekteymiş.Bu şehirde unutmayacağım bir başka yapı Osmanlı devrinde yapılan demiryolu idi.

Prekaz: Adem Yaşari Şehitliği

Arnavut direnişinin sembolü olan UÇK askerlerinden Adem Yaşari, Sırplar tarafından ailesi ile şehit edilmiş. Recep ağabeyin dediğine göre ailesinden 60 kişi öldürülmüş..Kosava Savaşının unutulmaz isimlerinden olan Yaşari'ye ve tüm şehitlerimize rahmet olsun. Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın bizlere. Amin...

Unutmadan yazayım: Bir kısmı Kosova'da bir kısmı Makedonya'da olan Şar dağlarına her iki ülkeden de temaşa saadeti de harikaydı.

Ferizaj (Ferizay)

Bu şehirden görülecek bir şey olmadığından sanırım durmadan geçtik ama ben nette bakınca Arnavutça olan adının Osmanlı idaresi devrinde, tren hatlarının geçtiği bölgede yaşayan Firuz Ağa’nın ismi ile alakalı olduğunu görünce çok hoşuma gitti ve belirtmek istedim:) Hemen hemen bütün gezdiğim Balkan şehirleri Osmanlı idaresinde gelişmiş ve günümüzdeki şeklini almış olması beni ziyadesiyle gururlandırıyor. Ecdadımıza bin rahmet...

Priştine

Kosava'nın başkenti olan Priştine aynı zamanda en büyük şehri ülkenin. Aslında bir çok Osmanlı'dan kalma tarihi eser bulunmasına rağmen gittiğimizde restorasyon çalışmaları olduğundan çoğu yeri göremediğimiz için bana çok özel bir şehir gibi gelmedi burası.

1834 yılında Yaşar Mehmet Paşa tarafından yaptırılan camiinde restorasyon çalışması vardı mesela. Yanında da bir başka tarihi camii yenileme aşamasındaydı ama onun ismini öğrenemedim.

Etnografya Müzesi

Priştine de en sediğim yerlerden biri bu müze oldu. Etnografya müzelerine bayılırım malum:) Eskilerin yaşayışını, eşyalarını, giysilerini görmekten çok hoşlanıyorum nedense. Eskiyi seviyorum işte yaw:) 18. ve 19. yy 'ın yaşantısını iki evi gezerek anlayabilir ve keyif alabilirsiniz bu müzede. Üstelik giriş ücretsiz, sadece gönlünüzden kopan bir miktarı bağış olarak veriyorsunuz ki ben bu durumdan çok memnun kaldım:) İmza: Müzelere çok para döken Aksekili müze aşığı :)

Saat Kulesi

Malumun üzre günlükcağazım saat Kuleleri de özel ilgi alanlarımdan:) Sen de her şeye ilgi duyuyorsun diyorsan şayet yanılıyorsun elbette:) Yapımı 19. yüzyılda tamamlanan kulenin çanı, 1764 yılında Moldova’da yapılmış. Ancak bu çan nedendir bilmiyorum 2001 yılında çalınmış.

Fatih Sultan Mehmet Camii

Fatih Sultan Mehmet tarafından Balkanların fethi ardından 1460 yılında inşa edilen camii, eski kent merkezinde bulunuyor. Kentin en eski yapılarından olan cami, 18 yy.dan kalan resim süslemeleriyle ünlüymüş. Bu camii ve sonrasında gezdiğim Arnavut taşları ile döşeli sokaklar da unutamayacaklarımın arasındaydı benim. Gezdiğimiz sokaklardan birinde rastladığımız teyze ile Türkçe selamlaşmak ayrıca hoş bir anı idi.

Arkeoloji Müzesi

Priştine’nin ulusal müzesi eski bir binanın içinde açılmış ve girişi bedava:) Bu kadar not kafi zira içini gezemedim:)

Sultan 1. Murat Türbesi (Meşhed-i Hüdavendigâr)

Priştine'yi en çok görme sebeplerimden biri bu türbe idi benim. Gitmeden önce Yavuz Bülent Bakiler'in Üsküp'den Kosova'ya adlı eserinde anlattıkları ile belirlediğim hedefimdi ziyaret etmek Hüdavendigarımızı. Ama maalesef yine tadilat çalışmalarına denk geldim orada. Boya badana yapılıyordu ve türbenin içi naylonlarla kaplanmıştı. Yine de türbenin koruyuculuğunu üstlenmiş olan teyze girip Fatihalarımızı okumamıza müsaade etti sağolsun.

Osmanlı Devleti padişahlarından Sultan I.Murad Hanın savaşta şehit olması sonrasında iç organlarının gömüldüğü yer burası. Türbe Binası Osmanlı'nın Kosova'da inşa ettiği en eski tarihi bina olma özelliğini taşıyormuş ki bittabi çeşitli tadilat ve yenileme süreçlerinden geçmiş her tarihi yapı gibi.

Türbeyi ve türbenin bahçesindeki Selamlık Binası adındaki müzeyi hüzünle gezerken aklıma Akif'in şiiri geldi benim. Burada da paylaşmak istiyorum o şiiri.

Nerde olsam çıkıyor karşıma bir kanlı ova...

Sen misin, yoksa hayâlin mi vefâsız Kosova!

Hani binlerce mefâhirdi senin her adımın

Hani sînende yarıp geçtiği yol “Yıldırım”ın

Hani asker hani kalbinde yatan Şâh-ı Şehîd

Ah o kurbân-ı zafer nerde bugün nerde o iyd

Söyle, Meşhed, öpeyim secde edip toprağını;

Yok mudur sende Murâd’ın iki üç damla kanı?

Âh Meşhed! O ne sâhandaki meyhâne midir?

Kandilin, görmüyorum, nerde şu peymâne midir?

Ya harîminde yatan, şapkalı sarhoşlar kim

Yoksa yanlış mı hayır, söyleme, bildim... Bildim!

Basacak mıydı, fakat, göğsüne Sırb’ın çarığı

Serilip yerlere binlerce şehîdin sarığı,

Silecek miydi en alçak neferin çizmesini

Dürtecek miydi geçen, leş gibi her lîmesini?

Selamlık Binasının bir odasının duvarında asılı olan Sultan Murat'ın duasını sesli okuyup tüylerimin diken diken olduğu ve gözlerimin dolduğu o anı da hiç unutmayacağım. O duayı da buraya kaydetmek istiyorum.

Sultan I. Murad Hüdâvendigâr, 8 Ağustos 1389’da Kosova ovasına girdiğinde ortalığı toza dumana katan bir fırtına ile karşılaşmış. Bu durumda âdeta göz gözü görmüyormuş. İşte o gece Berât Gecesiymiş. Murad Han, iki rekât namaz kıldıktan sonra, gözyaşları içinde şu duâyı yapmış:

Yâ Rabbî! Bu fırtına, şu âciz Murad kulunun günahları sebebiyle çıktıysa, onun yüzünden mâsum askerlerimi cezâlandırma!.. Allâh’ım! Onlar ki buraya kadar sâdece Sen’in adını yüceltmek ve İslâm’ı teblîğ etmek için geldiler!

İlâhî! Bunca kerre beni zaferden mahrûm etmedin. Dâimâ duâmı kabul buyurdun. Yine Sana ilticâ ediyorum, duâmı kabûl eyle! Bir yağmur nasîb eyle! Bu toz bulutu kalksın. Kâfirin askerini âşikâr görüp, yüz yüze cenk edelim!

Yâ İlâhî! Mülk de, bu kul da Sen’indir. Ben âciz bir kulum. Benim niyetimi ve esrârımı en iyi Sen bilirsin. Mal ve mülk maksadım değildir. Yalnız Sen’in rızânı isterim.

Yâ İlâhî! Bu mü’min askerleri küffâr elinde mağlûb edip helâk eyleme! Onlara öyle bir zafer lutfet ki, bütün müslümanlar bayram eylesin! Dilersen o bayram gününün kurbânı da şu Murad kulun olsun!

Yâ İlâhî! Bunca müslüman askerin helâkine beni sebep kılma! Bunlara yardım eyle ve zafer bahşeyle! Bunlar için ben cânımı kurbân ederim; yeter ki Sen beni şehîdler zümresine kabûl eyle!.. İslâm askerleri için rûhumu teslîme râzıyım... Beni gâzî kıldın. Sonunda lutfen ve keremen şehîdlik de nasîb eyle!.. Âmîn!”

Rahmet olsun Sultan I.Murat'a, rahmet olsun ecdada, rahmet olsun Akif'e...

Priştine'nin işlek bir caddesinde içtiğimiz kahvenin tadı ve caddedeki bir sokak satıcıdan aldığım minik bakır objelerim de hatıralarım arasında yerini aldı bu şehre veda ederken. Hamdolsun... Bu arada Kosova'nın para biriminin euro olduğunu da kaydedeyim blogcağazıma...

Prizren

En sevdiğim şehirlerden biri olarak hafızamda kalacak Prizren. Bir Türk şehri olarak bilinen Prizren, ülkemi ne çok sevdiğimi de düşünmeme sebep oldu. Gerçi oradaki dinginlik ülkemle tezattı ama olsun ben gerçekten Allah'ın yarattığı kısmetli kullardanım ki Türkiye gibi harika bir ülkede doğmuşum. Hamdolsun...

Katip Sinan Camii

Camii tabelasında yapım yılı olarak 1877 yazan bu camii bir rivayette göre Sinan Sultan'ın arsiv katibi(sekreter) oldugu varsayılıp ve kazanılan bir savas sonrası camii insa edilip katibin ismiyle adlandırılmış. Ama nette edindiğim bilgide çok daha eski bir eser olduğu sanılmakta.

Sofra Restaurant'da öğle yemeği

Recep ağabeyin tavsiyesi üzerine tercih ettiğimiz bu restaurantta yine çok beğendiğim salataları eşliğinde kebap dedikleri köfteyi tercih ettim ben; zira Kosova'nın eti meşhurmnuş, yemezsem olmazdı:) Yemeden dönme dedikleri Trileçeyi de bu restaurantta tattım ki Türkiye'de yediğim ve pek beğenmediğim bu tatlıya orada bayıldım. Nimetlerini yerinde tatmamı nasip edene Hamdolsun....

Şadırvan

Prizren in merkezi bu şadırvan sanırım. Şehrin en hoş cafeleri ve restaurantları da bu şadırvan etrafında bulunmakta. Bir rivayete göre bu şadırvandan su içen yeniden geliyormuş Prizren'e. Çok şükür ki şifa niyetine ben de içtim suyundan, elbette yeniden gelme fikri ağır basarak:) ...

Gazi Mehmet Paşa Hamamı

1563 yılı yapımı bu hamam şu an tahmin edeceğiniz üzre müze olarak faaliyetteymiş:) Tarihi eserleri bu şekilde değerlendirmelerinin çok hoşuma gittiğini yazmıştım di mi? Hamamların mimarisi bence buna çok müsait.

Alauddin Medresesi

Bu medresenin maalesef içine giremesem de nette yaptığım araştırmada çok güzel işler yaptıklarını okumak yine gurur verdi haddim olmasa da bana. Allah hayırlı işler yapılan mekanların ve hayırlı işler yapan insanların sayısını arttırsın inşallah...

Bir garip minare: Arasta Camii Minaresi

Evrenos Zade Yakup Bey 1526 ve 1538 yilinda bu mescidi insa etmis, ki ayrica sonralari minare insaa edilmis. Ne yazık ki çeşitli yıkım ve değişimlerle cami yok olmuş ve sadece minaresi kalmış. Şimdilerde bir kültür heykeli gibi Bistrica (Akdere) nehrinin kıyısında duran bu minareye bakmak hüzün verdi bana

Halveti Tekkesi

16.yy. da 1835 yılında yapılmış bu tekkede manevi atmosferi solumak mümkün. En azından ben soludum:) Saraçlar mahallesinde Kukli Beg Camisinin yakinlarinda bulunan tekke Halveti Tarikati XVI yüzyillin sonlarinda Arnavutluk’un Valas sehrinden olan Osman Baba tarafindan kurulmus. Osman Baba'nın ve diğer tarikat ehlinin kabirleri bu tekkede. Rahmet olsun cümlesine.

Prizren Kalesi

Bilirsin günlükcağazım şehirleri yüksekten izlemeye bayılırım ben. Kaleler de bu zevkim için en uygun yerler. Prizren Kalesi de bu nedenle unutamayacaklarım arasında. Bir Orta Çağ eseri olan kalenin ilk hisarlarının Doğu Roma döneminde yapıldığı söyleniyor Osmanlı Devleti döneminde çeşitli eklemelerle geliştirilmiş, büyük bir kale hâline getirilmiş. Kaleden Prizren'i, şehri ikiye bölen Akdere'yi ve Taş köprüyü seyretmek muazzam bir keyifti. Hele Prizren'in köylerinden geziye gelen öğrencilerle yaptığımız hasbihal ve onlara bizlerin kardeş olduğumuzu iletmek büyük mutluluktu.

Kırık Paşa Camii (Namazgah)

Fatih Sultan Mehmet'in şehri feth edişinden sonra 1455 yılında toplu namaz kılmak ve dua etmek için yapılan bu yapı şehrin en eski eserlerindenmiş.

Sveti Corce Kilisesi

15-16. yy olan bu tarihi kilise maalesef kapalı olduğundan sadece bahçesinde dolaşabildim ki dış mimarisi içinin de görülmeye değer olduğu izlenimini verdi bana.

Yardımcı Bayan Katedrali 1

19. yy. eserlerinden biri olan bu katedralin yapım tarihi sanırım 1870. Maalesef bu katedrali de kapalı olduğundan dıştan görüntüleyebildim.

Şaip Paşa'nın Evi

Akdere kenarındaki bu eski ev gezilebiliyor muydu bilmiyorum ben dıştan fotoğrafladım ki eski evlere örnek teşkil ettiğinden görülmeye değerdi. Bu arada fotoğrafları ayrıa yayınlayaağımı belirteyim.

Sinan Paşa Camii

Kosova'da bulunan en ünlü Türk-Osmanlı eserlerinden biriymiş bu camii. 1615 yılında Sinan Paşa tarafından yaptırılan camiiye kale dönüşü girmeyi planlamıştık ki dönüşte maalesef unutmuşuz:( Neyse bir daha gelmeye sebep bu durum:). Allah'dan camii çeşmesinden su içmek nasip oldu. Caminin görevlisi cami önündeki çeşmeden su içenlerin evlendiğini, şadırvandan su içenlerin Prizren e bir daha geldiğini söyleyen kişi olarak evlenmezsem oraya geleceğimi ve onun beni evlendireceği sözünü aldığım kişi aynı zamanda:)

Gazi Mehmet Paşa (Bayraklı) Camii

1798 yılında yapılan bu camiinin nette hoş bir hikayesine rastladım ama çok uzun olduğundan buraya yazamayacağım:). Mutlaka meraklısının okumasını isterim:) İmza: Tembel :) Bayraklı camii de maalesef kapalı olan yerlerdendi. Neden ibadethaneler kapalı olur hiç anlamış değilim. Kapalı olması vız geldi bana ki camiinin harika bahçesinde ikindi namazımı eda edip, bahçeyi temaşa ettim:) Hamdolsun...

Emin Paşa Camii

19. yy. Osmanlı eserlerinden biri olan bu camii yine TİKA tarafından restorasyonda olan yapılardan biriydi. Gezdiğim yerlerde TİKA ya ne çok dua ettiğimi anlatamam. Gerek tezyinatı gerek iç süslemeleri itibariyle şehrin ve Kosova’nın en güzel camilerinden biriymiş Emin Paşa Camii. Restorasyon çalışmaları bittikten sonra görmek nasip olsun inşallah. Amin...

Prizren sokaklarında gezinti

Gerek Akdere'nin sesine kulak kesilerek, gerek Taş Köprü'de soluklanarak, gerek güzel sokaklarını gezerek Prizren'e elveda dedim ki yine gelmek nasip olsun duamı yineleyerek...

Şar Dağları'nda harika bir mekan: Yetim Kalesi (Prevalla)

Prizren'de Şar Dağlarına çıkarttı bizi Recep Ağabey. Dağa çıkarken içimize çektiğimiz hava bile başımızı döndürmüşken bir de orada bulunan Yetim Kalesi adındaki bir tesise götürdü ki orada içtiğimiz çay ile nasıl demlendik anlatamam:) Tesisin işletmecisi Bayram ağabey bizi salıncakta sallanırken yakalayınca ben İstanbul da böyle salıncaklar yok ne yapalım deyince hemen cep telefonundan İstanbul daki salıncakları izlettirdi bize ki çok utandım şehrimi onun kadar tanımadığım için:) Bayram ağabey aslen Arnavutmuş ama diyor 'Bileğimi kessen hücrelerimden Türk kanı akar. Ben her yerde Türkçe konuşurum bilmiyorlarsa Arnavutça konuşurum' diyor Bayram ağabey. Bir de tesisine astığı koskocaman Tayyip Erdoğan fotoğrafını gösterip 'O bizim' demesini unutmayacağım Bayram ağabeyin:) 'Onu size vermeyiz, Akşemsettin olmasaydı Fatih olmazdı, Erbakan olmasaydı Erdoğan olmazdı. Erdoğan dan 5 tane daha lazım' diye sürdürdü konuşmasını Bayram ağabey. Bu sözleri işittiğimde Türkiye bir deniz, bizler bir balığız da farkında mı değiliz diye düşünmekten alıkoyamadım kendimi.

İkini günümüzü bir başka ülke olan Kosova'da kardeşlerimizle ve ecdadımızın yaptırdığı eserleri ziyaret ederek geçirmemizi nasip edene Hamdolsun...

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !