Embed

Posta Kutusundaki Mızıka

Merhaba günlükcağazım, Ali Ural’ın Posta Kutusundaki Mızıka adlı deneme-mektup türündeki kitabını okudum.

Ali Ural’ı, yıllar evvel arkadaşım Seyhan’ın kendisinden aldığı  yaratıcı yazarlık derslerinden biliyordum ben. Zaman Gazetesi’ndeki yazılarını da takip ettiğim yazarın, bunca zaman nasıl olur da hiç kitabını alıp okumadığıma çok hayıflandım okurken.

Posta Kutusundaki Mızıka’yı okurken ne kadar geç kaldığıma üzüldüm durdum bir de... Sosyal medyada bu kitaptan çok sık alıntı okuduğumdan kitaba aşina olduğumu düşünüyor, alıp okumayı akledemiyordum nedense.  Nedeni açık aslında, kitaplar da nasip işi işte…

Posta Kutusundaki Mızıka’nın, altını çizmekten, cümleleri defalarca okumaktan, durup durup düşünmekten yorulduğum bir kitap olmasından dolayı başucu kitaplarımın arasında yerini aldığını gururla yazıyorum sana günlükcağazım. Ölümünden çok sonra farkına varılan Nietzche  ve Kafka gibi bir değer buldum Ural’ı  ve zamanında fark etmeme çok sevindim. Hamdolsun…

Bu kitapta Ural’ın değerli dostlarına hayran oldum ben. Dostlarından bahsettiği kısımların hepsinin tek tek altını çizdim ki o dostları ben de dost edineyim. Bildiklerimi yeniden, bilmediklerimi zevkle okuyacağım bir dolu dost belledim Ural sayesinde.  İyi yazmanın en önemli kuralı iyi okumalar yapmak ve okuduklarını iyi anlamaktan geçiyor, okurken bunu bir kez daha anladım. Dost edindikleri de onlardan edindikleri de çok iyiydi Ural’ın. Farkındalığına bin sağlık…

Ural’ın okuduğu, yazdığı, düşündüğü ve anlamlandırdığı bütün değerleri, beni dost bilip anlatmasına da çok sevindim. Evet, Ural’ın kitabında sık sık  ‘Sevgili  Dost!’ diye hitap ettiği bir dost da bendim. Hamdolsun…

Bu yazım beğeni ağırlıklı bir yazı oldu farkındayım. Zaman geçiyor, yaşım ilerliyor be günlükcağazım, okunacak değerli kitapların çokluğu ve zamanın darlığı ile zaten seçimlerini dikkatli yapan bir okur olarak beğeneceğimi bilerek başladığım bu kitapta ön görümün isabetinden ziyade memnun kaldığım içindir bu ağırlık.

Posta Kutusundaki Mızıka, okuduğum en temiz kitaplardan biri olma özelliği de taşıyor. Şule Yayınevinin kurucusu olan Ural’ın yayınevi sahibi olması kitabının kusursuzluğunda büyük etken olmalı. Dile ve yazmaya önem veren yazar bir sahibi olduğu için  Şule yayınlarının çıkardığı bütün kitapları endişesiz okuyabileceğimi düşündüm okurken.

Biliyorsun günlükcağazım,okuduklarımda beni etkileyen,  altını çizdiğim cümleleri kitabı anımsatması için mutlaka sana yazardım ki bu yazıda bunu yapmayacağım. Yaparsam kitabı yazmak zorunda kalırım çünkü. Zaten etrafımdaki bütün dostlarımın okuması için ‘Bak bunu sana yazmış’ diyerek hediye etmek isterim Posta Kutusundaki Mızıka’yı.

Düşüncelerine, diline, bilgisine, duyarlılığına, benzetmelerine hayran olduğum Ural’a hayranlığımı Seyhan ile paylaştığımda  bana yazdığı cümleleri de buraya kaydetmek istiyorum. ‘Ali Ural, yıllar önce karşıma cıkmış öyle bi kıymettir ki bugün bile aldıgım kararlarda, olaylara nasıl baktığımda onun izlerini buluyorum. Çok severim Hocamı çok. Kıymeti bilinmiyor gibi görünmesi kendi mutevaziliginden, etrafında halka olan öğrencileri biliyor ve bu ona yetiyor. Ne tatlı di mi?’ demişti Seyhan, Makyaj Yapan Ölüler ile Yangın Merdivenleri ni de tavsiye ederek. Teşekkür ederim arkadaşıma, tavsiyesini  dikkate alacağım inşallah…

Sevgili Dost Ali Ural!  Yüreğimde ve zihnimde tat bıraktınız. Var olun…

İmza: Bir Dost

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !