Embed

Ölü Adamın Cep Telefonu

Merhaba günlükcağazım, 28 Mart Cumartesi akşamı Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde  yeğenim Ömer Faruk ile izledik Ölü Adamın Cep Telefonu’nu.

Ölü Adamın Cep Telefonu Amerikalı yazar Sarah Rulh tarafından yazılmış bir kara komedi.

Oyunun yönetmenliğini Arda Aydın üstlenmiş ki kendisinin aynı zamanda ilk rejisi olma özelliğini taşıyor bu oyun.

Arda Aydın, Londra’da bir kitapçı dükkanında rastlamış bu oyuna ve İrem Arslan Aydın da çevirisini yapmış. Geçtiğimiz yıl da İBBŞT sahnelerinde sahnelenmeye başlanmış.

Ölü Adamın Cep Telefonu, yeğenim Ömer Faruk ile izleyeceğim  ilk yetişkin oyunu olduğu için çok heyecanlıydım. O artık yetişkin olma yolunda, yıllar evvel ilk tiyatro deneyimini  yine aynı sahnede ben izletmiştim ona bir çocuk oyunuyla.  Özellikle Ömer Faruk için oyunun iyi olmasını umuyordum, tiyatroyu severse yeni bir tiyatro arkadaşım olacaktı çünkü.

Ne yazık ki Ölü Adamın CepTelefonu’nu beğenmedim ben günlükcağazım.  Allah’dan Ömer Faruk ilk perdede sıkılsa da ikinci perdeden hoşnut kaldı ve kötü izlenimlerle ayrılmadı salondan.  Bu nedenle sevinçliyim, bir daha ne zaman çağırırsam katılmak istediğini söyledi yeğenim.

Ölü Adamın Cep Telefonu’nun adı benim için dikkat çekiciydi. İletişim çağının mataryallerinin, iletişimsizliğe katkı sağladığını düşünenlerden biri olarak bu konuda çokça fikre ve gözleme  sahibim . Ne yazık ki  bu oyun, fikirlerimi bana yeniden anımsatır, yeni fikirler edinmeme neden olur diye umduklarımı veremedi bana .  Oyunu izlerken ve oyun sonunda yığınla düşünce üşüşmedi beynime. Metaforları ve konuyu çok yetersiz buldum. Oyunda not aldığım cümlelerdi değerli bulduklarım sadece.

Sürekli değişen sahne dekorundan, sahnedeki perdedeki karikatürlerden  ve mekanın ne olduğunu gösteren yazılardan hoşnut olmadım hiç. Nedense bana lisedeki  temsilleri anımsattı oyun. Disko sahnelerini abartı buldum ve o sahnelerde yine Arda Aydın’ın oynadığı ‘Tekrar Çalsam’ ı hatırladım. Oyunda ölen adam Gordon’un eşi Hermia, eşiyle yaşadığı farklı cinsel deneyimleri anlattığı sahneden rahatsız olup oyunu terk eden insanlara rastladım. Oyunda cidden sırf farklılık göstermek için yapıldığını hissettiğim gereksiz sahneler gördüm. Mesela Gordon’un metresi Carlotta’nın Jean’ı neredeyse öpeceği sahnenin bana göre hiçbir anlamı yoktu.

“Hikaye karakterleri, karakterler de olayları etkiler. İyi bir film ancak hikayesi sayesinde bir başyapıta dönüşebilir.” diyor  Robert McKee. Bu söz tiyatro için tam anlamıyla geçerli değil elbette tiyatroda çokça unsur da iyi bir oyunu meydana getiriyor ve fakat ben hikayeyi de,karakterleri de sönük bulduğum oyunun sahneleniş şeklini de beğenmedim.

Ölü Adamın Cep Telefonu ‘nda beğendiklerim ise Nergis Çorakçı’nın oyunculuğu ile müziklerdi.  Charles Dickens’ın İki Şehrin Hikayesi adlı  eserinden iki kez bahsedilmesi de hoşuma gitti okumayan için ilgi uyandırabilir düşüncesiyle.

Emeği geçen herkese teşekkürlerimle…

Oyundan :

Günümüzde,dünya üzerinde telefonların çalmadığı birkaç yer kaldı ne yazık ki...

Herkes sürekli siyah giyiniyor, daima yas durumundayız. Niçin, neden?

Kadınlar sadece yürüyorlar,haldır huldur. Kendilerine güvenleri yok.

Kadınlar duvar saati gibidir,zamanı ölçer,bölerler…

Yeterince günah tecrübe etmedi.

Artık yola devam etme zamanı, artık bu anı yaşıyoruz.

Kimse, hiçbir şeyi hatırlamak istemiyor.

O kadar laf nereye gidiyor.

Ne kadar oradaysa, o kadar yok.

Sanki onu canlı kılan cep telefonuymuş.

Artık hiç mahremiyet diye bir şey kalmadı.

Bir insanı bütün yapmaya yetecek kadar parça var dünyada

Ahlak ancak sonuçlarla elde edilebilir.

Çoğu insan son anda kendini ele verir.

Hayat yaşamak içindir.

Sana iyi gelmiyor bu telefon.

Tanrının icat etmediği tek şey dedikodudur. O da günümüzde en geçerli iletişimdir.

Kısacası herkes hayatına devam ediyor.

Kağıda yazılmayan her söz havada kalır.

Birbirimizi mutlak surette sevelim.

Kadro :

Yazan

: SARAH RUHL

Çeviren

: İREM ARSLAN AYDIN

Yöneten

: ARDA AYDIN

Dramaturgi

: DİLEK TEKİNTAŞ

Sahne Tasarımı

: AYHAN DOĞAN

Kostüm Tasarımı

: NİHAL KAPLANGI

Işık Tasarımı

: MURAT SELÇUK

Koreografi

: İBRAHİM ULUTAŞ

Efekt

: ERHAN AŞAR

Süre

: 1 SAAT 50 DAKIKA

OYUNCULAR

ARDA AYDINNERGİS ÇORAKÇI BAŞAKNURSELİ TIRIŞKANPELİN BUDAKYELİZ GERÇEK

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !