Embed

Kırık Kanatlar

Merhaba günlükcağazım,  Halil Cibran’ın Kırık Kanatlar isimli kitabını okudum.

Arkadaşım Ayşe Sümeyra Cibran fanatiği olmaya başlayınca ve Cibran’ın  başka kitaplarını da edinip, okuyup; beğenisini ifade ettikçe benim de canım çekiyordu. Birkaç tane daha Cibran kitabı edinmiştim bu çekimle ki Kırık Kanatlar onlardan biri.

Aynı yazarın üst üste kitabını okuma adetim olmasa da Cibran ise söz konusu olan okudukça okuyası geliyor insanın. Ruhu şad olsun, kitaplarıyla var olsun Üstat. Amin…

'Bana gerçek hayatın şiirini okuyan ilk kişiydi.' dediği ilk aşkı Selma’yı anlatmış Cibran, Kırık Kanatlar'da.

Kırık Kanatlar, gerçek, samimi, içli, hisli, hüzünlü  bir aşk kitabı. Günümüzde ütopik sayılabilecek cinsten hem de… İçi boşaltılmış duygulardan ve kelimelerden olan aşkın, anlamını yitirmediği zamanlarda, anlamlı kişilerin yaşadığı hisleri okumak, uzun zamandır hiç aşk kitabı okumamış olan bana çok iyi geldi, kırık da olsa…

Ìbn-i Rüşd ‘Fikirlerin kanatları vardır, kimse insanlara ulaşmasını engelleyemez.’ der. Bu kitabı okuyunca anladım ki duyguların da kanatları var ve yıllar geçse de aktarılması,ulaşması engellenemez.

“Aşkın kanat vermedikleri Selma’ nın ve benim ruhumun birlikte var olduğu o hüzün dolu mutlu saatteki şiir dünyasının görüntüsünü, bulutların ötelerine uçmaksızın göremezler. Aşk tarafından, aşkın takipçileri olarak seçilmeyenler, Aşk çağırdığında işitemezler. “ diyor Cibran. İşittim, hissettim, bildim aşkı ve Cibran’ı…

 ‘Oysa benim ağrıyan kalbimin iç geçirmeleri sağ kalanlara, aşkın,güzelliğin ve ölümün sergilediği dramı çok iyi açıklıyor.’ diyen Cibran’ın iddiasını doğruluyor hissettiklerim işte…

Düşünce antrenörüm  ilan ettiğim Cibran, bu kitabı okurken şiirsel üslubu ile yürek antrenörüm de oldu. Aşk ile…

Kitaptan :

Bana gerçek hayatın şiirini okuyan ilk kişiydi.

Hüzünlü ruh kendi yalnızlığında demlenir...

Yalnızlık beni esir aldı; kitapların ekşimiş yüzlerini denedim, ama olmadı.

Kalbim susamış bir adamın titreyen dudakları gibi atıyordu.

Kanatları kırık bu kuş için bir kafes hazırladın. İstediğin bu mu?

Öyle ki kalbin konuştuğu tek dil olan sessizliği yeğledim.

Cennet çöldeki aç adamı bıldırcın ve kudret helvası yağmuruna tutmazsa, bu adam kuru ekmek yemeği ret mi edecek?

Ah, Ulu Tanrım, bu kuluna acı ve kırılmış kanatlarını iyi et!

Böylece, güneş canlanır ve sıcaklığıyla kırları öldürür...

Sınırlı aşk sevgiliyi sahiplenmeyi, sınırsız olanı sadece kendini ister.

Bülbül yavruları bile köle olmasınlar diye yuvalarını asla bir kafesin içinde yapmaz.

Haydi,Selma, gel  şiddetli fırtınalara karşı koyan güçlü kuleler gibi olalım.

Kanatları kırık bir kuş için bir kafes hazırladın.

Karanlık ağaçları ve çiçekleri gözlerimizden saklasa da kalplerimizde sevgiyi saklayamayacaktırç

… öyle ki kalbin konuştuğu tek dil olan sessizliği yeğledim.

Güzellik tüm insanlığa özgü ebedi bir lisan.

Tuhaf bir sancı aniden kalbimi deliverdi.

Oysa benim ağrıyan kalbimin iç geçirmeleri sağ kalanlara, aşkın,güzelliğin ve ölümün sergilediği dramı çok iyi açıklıyor.

Haydi gel, düşmana ve onların silahlarına cesaretle karşı duran askerler gibi olalım.

Engellere ve zorluklara karşı durmak, geri çekilmekten ve sessiz kalmaktan daha asildir.

Aşk, seni kendimden dahi korumayı öğretti bana.

Baskılara karşı isyan etmeyen, kendisine haksızlık yapmaktadır.

Sevgi çok değerli bir hazine; o Tanrı’nın sağduyulu, yüce ruhlara bir hediyesi.

Yaklaş bana, gel benim sevdiğim, gel ve bırak susuzluğumu gidereyim, çünkü ayrılık saati geldi.

Ah, Tanrım merhamet et ve kırık kanatlarımızı iyileştir.

… kalbimi bıçaklamıştı.

Kırık bir kalp nasıl olur da hayal kırıklığına uğramış bir ruhta avuntu bulabilir?

…sen gittiğinde benim avuntum kim olacak?

Doğadaki her şey bir anne ister.

… eğer ağaç güçlü bir dalını kaybederse,acı çekecek ancak ölmeyecektir.

Haydi Selma gel şiddetli fırtınalara karşı koyan güçlü kuleler gibi olalım.

O giden bir misafir.

Bir düşünce gibi doğmuş,bir iç geçiriş gibi ölmüş, bir gölge gibi kaybolmuştu.

Sen bu mezara benim kalbimi de gömdün.

Tanrım benim gözlerimi aşkla açtın ve aşkla kör ettin.

Sanki gözleri dudaklarıymış gibi bana göz yaşlarıyla yanıt veriyordu.

Beni, hüzünlü dizelerini seven bir şair gibi sevmeni istiyorum.

Aşkı, akşamüstü gelen ve sabah giden bir ziyaretçi olarak mı farz edeceğiz?

Benim iç geçirmelerimi dinleyecek misin? 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !