Embed

İnsanları Seveceksin

Merhaba günlükcağazım, twitterde fikirlerine değer verdiğim Melih Anık, kendisiyle yazışırken muhabbetin konusuna istinaden “20 yaşımda Erich Maria Remargue’ın İnsanları Seveceksin isimli romanını okumuştum,onu hatırladım.” demişti.  Bu konuda radarları açık olan biri olarak o esnada  not almıştım kitabın ismini :) Fakat kitabı edinmem epey uzun sürdü o kadar ki hiçbir yerde bulamayınca ikinci elden edinmiştim kitabı.

Kitap hakkında instagram hesabıma şu notu düşmüşüm: “Katolik bir yazarın yazdığı, Nazi dönemindeki Alman Yahudi mültecilerin,vatansızların dünyanın gözü önünde,Avrupa da yaşadıklarını okurken Remarque nin kalbine vuruldum, konunun ırklar ve milliyetler değişse de hâlâ capcanlı oluşuna yandım... Bu kitabı tüm dünya insanlarının okumasını çok isterim hele bütün İsraillilere hediye etmek isterim.
Remarque gibi derdi güzel, kalemi güzel, kalbi güzel bir yazarı tanımama vesile olduğunuz için size minnettarım @anikmelihHocam. Var olun...
Bütün kitaplarını alıp okuyacağım inşallah...”

Derdi insan,derdi barış, derdi insanlık olan yazarlar ve kitapları benim için çok kıymetli, Remargue de o nedenle çok değerli oldu kitabı okuduktan sonra kalbimde. Kitabın ismi ne kadar güzel değil mi? Çağdaş Alman Edebiyatı’nın bu değerli temsilcisini geç tanıdığım için üzülsem de tanıdığım için çok mutluyum.  Kitabın arka kapağındaki tanıtımda yazan şu cümleler bile onunla tanışmak için sabırsızlandırmıştı beni. “Erich Maria Remarque, eserlerinde, şu veya bu politikacının, savaş kışkırtıcılarının, çıkar gruplarının, silah satıcılarının daha bol para kazanması için insanların kıyasıya öldürülmesine karşı çıkar. Savaşları, savaş kışkırtıcılarını, insanlardan yana edebiyatçının yürekli kalemiyle yerer, içyüzlerini apaçık ve bıkmadan anlatır.”

Bunları anlatan insanların sayıları çoğalsa keşke ve tabi anlayanlarının da…

Kitabı okurken baş karakter Kern’in yaşadıkları burnumu sızlatmıştı.  Ve dünyadaki şu an yaşayan vatansızlar ve mültecileri düşündükçe gözyaşlarıma dur diyemedim. Bu kitabı empati yapamayanların özellikle okumasını çok isterim.

Kitaptan:

Başını dik tut çocuğum: Kültür,ilerleyiş ve insanlık asrı olan yirminci yüzyılda yaşamak gibi bir mutluluğun var.

Sadece kendi kendine borçlu ol! Elinden gelebildiği kadar kalbini sıcak tut ve şunu daima hatırla ki, her şey savaştan daha iyidir.

Hayatın ilk kanunu: Tehlike,zekayı işler.

Suyun altında insan tek bir şey düşünür: yine yukarı çıkabilmek. Balıkların ne renkte olduğu ise umrunda bile değildir.

Bu gülünç öç alış ne tuhaf ,tuhaf olduğu kadar da rezilce bir şey.

Berbat zamanlarda yaşıyoruz. Barış,toplar ve bomba uçaklarıyla,insanlık da toplama kampları ve kıyımlarla korunuyor. Kern ,bütün hükümlerin değerden düştüğü bir devirdeyiz.Bugün saldırgana barış koruyucusu deniyor. Takip ve baskı görevi de barışı bozmakla itham ediyoruz ve unutma ki bunlara inanan koskocaman milletler var.

Berikilerin sebeb-i hikmeti sadece ötekileri doldurmak.

Bu sesler  gürültücü, memnun ve hiçbir şeyin farkında değiller.

İşte dünyanın mutluluğu budur. Merhamet, bir acı değil,başkalarının felaketi karşısında duyduğumuz gizli bir sevinçtir.Kendi başımıza veya bir sevdiğimizin başına gelmediği için sevincimizden aldığımız rahat bir nefestir.

Kuşku ve hoşgörü medeni insanın özellikleridir.

… bütün bunları unuturuz öyle değil mi?

Hayat bizi aşıyor.

Hafiflemeyi ben de isterdim.

Neşeli olmaya bak Ruth ,başka türlü işin içinden çıkamayız.

İnsanın zihnine fenalık geliyor, vallahi…

Bütün şehir ölüyormuş gibi bir duygu vardı içimde.

Devlet reisine hiç benzemedikleri halde o makamlarda oturan insanlarda vardır.

İnsan beklediği şeye kavuşunca hayal kırıklığına uğrar ve o vakit yeniden, bir başka şeyi beklemeye başlar.

Eninde sonunda insan bir yere gitmeye mecburdur.

Zaten bir şey pek sık olunca tesirini kaybeder.

İnsan oyalanacak bir iş bulamazsa aklını kaçırır.

Bugün her şey siyasidir.

-Vallahi para insanın müthiş ahlakını bozuyor/ -Parasızlık da aynı şeyi yapar

Bu ömür beni sertleştiriyor, fakat mahvetmemesi gerek. Kendimi koruyacağım.

Sessiz iş görmek başarıyı yarı yarıya sağlama bağlar.

Hasta bir kadın iki kat sevilir. Çünkü hem kadındır,hem de çocuk.

Verdiklerimi geri alacak kadar zengin hiçbir zaman olmadım.

Oysa ben üşümüyorum bile. Sadece bütün hislerim dondu.

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !