Embed

İHSA'ÜL ULUM (İLİMLERİN SAYIMI)

Merhaba günlükcağazım , uzun zaman önce okuduğum fakat yazmayı geciktirdiğim İhsâ’ül  Ulum’dan bahsedeceğim sana, becerebilirsem tabi :) Zira yazmayı geciktirme sebebim de nasıl anlatacağımı bilemememdir.

İhsâ’ül Ulum , ilimlerin sayımı demek.  Yine lisede edindiğim bu kitap, ilk öğretmen sayılan Aristo’dan sonra ikinci öğretmen (el-muallimüssâni) olarak bilinen  Farabi’nin eseridir. Milliyetçi biri değilim ama Farabi’nin Türk kökenli olması ve ana dilinin Türkçe olması nedense bana gurur veriyor :)  Hamdolsun…

Farabi’nin  karakter ve ahlak bakımından felsefe ve hikmet meraklısı bir gençte bulunmasını istediği özellikleri okuduğumda ve kendisinin de daima yüksek bir ahlaki vasıf ve meziyetlerin örneği olacak şekilde  yaşadığını bildiğimden gururlanıyorum sanırım onunla. Şu ifadeleri ilime karşı ne kadar hassas olduğunun göstergesi değil mi?

‘Hikmet ve felsefe öğrenmeye başlayanların, doğru ve tam mizaçlı bir genç olması, iyi kimselerin taşıdığı âdetleri taşıması, ilk önce Kuran, dil ve şeriat ilimlerini öğrenmiş bulunması, nefsine hâkim, iffetli ve doğru olması, ahlâksızlık, kötülük, haksızlık, hainlik, hile ve dolandırıcılıktan uzak bulunması, geçim gailesi ile kalbinin dolu olmaması lâzımdır. Şer'î, dinî vazifelerini yerine getirmeli, şeriatın esas ve âdâbından hiç birini terk etmemelidir. İlim ve alimleri büyük tutmalı, ilim ve alimlerinden başka bir şeyi saygıya değer saymamalıdır. Felsefeyi bir kazanç vasıtası yapmamalıdır. Bu sıfatlardan ayrı olanlar sözde hakimdirler’.

Özde hakim olan gençlerimizin sayısını arttır Allah’ım. Amin…

Farabi’ye hayranlığımın bir diğer nedeni ise onun gezgin temayülüdür.  Dünyada ikinci öğretmen kabul edilen Farabi bu temayülü ile gezmenin öğrenmeye katkısını da göstermiş oluyor bizlere. Bana da bahane çıkıyor elbette:)

İhsâ’ül Ulum için  Kadı Ibn-ü Sâ'id, Tabakat ül-ümem’inde şöyle demiş:

‘Farabi’ nin ilimlerin sayılması ve gayelerinin bildirilmesi hakkında yüksek bir kitabı vardır ki, kimse ondan önce böyle bir eser yazmamıştır. Kendinden sonra da kimse o yolda yürümemiştir.Bütün ilimleri öğrenmek isteyenler bu kitabın rehberliğinden mustağni kalmazlar ve her şeyden evvel onu gözden geçirmelidirler’

Kadı Ibn-ü Sâ'id’in bütün felsefe öğrencilerine okumayı tavsiye ettiği ve yukarıda alıntıladığım üzere İlimlerin Sayımı, sahasında ilk ve tek olma özelliğini taşıyan bir eser. Bu  eser sadece İslam Dünyası’nda değil Batı’da da tesirli olmuş ki Latince’ye üç, İbranice’ye bir defa tercüme edilmiş .

Kitapta İhsa’ül Ulum için Farabi şöyle bir açıklama yapıyor ki bu açıklama kitabın önemini gösteriyor.

‘Her hangi bir ilim öğrenmek isteyen, bu kitaba bakmak suretiyle  çeşitli ilimlerin mevzularını, kendisine neler öğretebilip, kendisini nelerden müstağni kılabileceğini anlayacağını, hangi ilmin daha faydalı olacağına karar verebileceğini, bir ilmi öğrenmek istediği takdirde, bu işe körü körüne girişmeyip, bilerek girişeceğini anlatır. Sonra, daha da ileri giderek, bilgiç geçinenlerin yalancılıklarını veya neyi, ne dereceye kadar bildiklerini bu kitap sayesinde anlamanın kabil olacağını söyler.’

Bu eser ayrıca  Arapça olarak yazılmış bu güne kadar kalan en eski ansiklopedi niteliğindeymiş.

Fârâbî, bu eserinde, ilimleri ilk önce beş büyük kısma bölmüş:

1. dil ilmi, 2. mantık ilmi, 3. ta'- limî ilimler, 4. ilâhiyât, 5. medeni ilimler.

Sonra, bunların her birinin içinde bulunan ayrı ayrı ilimleri mâkûl bir sıra ve tertip içinde göstermiş.

Kitapta şöyle bir ifade var ki İhsa’ül Ulum’un önemi anlatması bakımından önemli :

‘Hiç olmazsa şarkta, felsefeye başlangıç için okunacak en iyi kitap bu kitaptır.’

İhsa’ul Ulum için  kitapta Farabi’nin şöyle bir açıklaması da bulunuyor :

‘Bu kitabı, meşhur olan ilimleri bir bir saymak, bunlardan her birinin içinde bulunan bütünleri, bölümleri onların bölümlerini ve bölümlerinin her birinde bulunan bütünleri tarif etmek maksadı ile yazdık.’

 Kitabı beş bölüme ayrılıyor :

 1. Dil ilmi ile bölümleri hakkında,

2. Mantık ilmi ile bölümleri hakkında,

3. Öğretme  ilimleri (sayı, hendese, menazır, yıldızlar, musiki, ağırlıklar (eşkâl) ilimleri ile tedbirler «hiyel» ilimleri) hakkında,

4. Tabiat ilimleri, ilâhiyat ilmi ve bölümleri hakkında,

5. «Medeni» ilim, ile bölümleri; fıkıh ve kelâm ilimleri hakkında.

‘Bu kitaptaki bilgilerden istifade edilebilir. Çünkü insan, bu ilimlerden birini öğrenmek isteyip bu kitaba bakarsa, cesaretle  neye giriştiğini, neye baktığını, bu bakışı ile ne fayda temin edeceğini, bütün bunlardan kazancının ne olacağını, bunlarla hangi fazileti elde edeceğini bilir. Böylece, ilimlerden neyi kazanmağa girişmiş ise, körükörüne ve aldanmalarla değil de bilerek ve görerek, ona doğru ilerler. İnsan, bu kitap sayesinde ilimler arasında bir mukayese yapabilir ve hangisinin daha üstün, hangisinin daha faydalı, hangisinin daha açık, hangisinin daha sağ- lam ve hangisinin daha kuvvetli olduğunu, hangisinin daha gevşek, daha kuvvetsiz ve daha zayıf bulunduğunu anlar.

Bu ilimlerden birini iyice bildiğini iddia ettiği halde bunu bilmeyen kimseleri meydana çıkarmak hususunda da bu kitaptan faydalanmak mümkündür. Çünkü kendisinden bu ilimdeki bütünü (cümle) bildirmesi, bölümlerini (cüz') sayması istenir ve her bölümde bulunan bütünler sorulur; o, buna cevap veremezse, iddiasının yalanlığı belli olur ve kendisinin de yalancılığı meydana çıkar. Bu ilimlerden birini güzelce bilen bir kimsenin, bunun hepsinin mi, yoksa bölümlerinden birini mi iyi bildiği ve bu bilgisinin ne kadar olduğu, yine bu kitap sayesinde belli olur.

İyi bir şekilde yetişmiş ve türlü bilgileri bilen kimseler arasında her bir ilimdeki bü- tünleri güzelce öğrenmek isteyenlerle, ilim ehlinden sanılmak için onlara benzemek isteyenler de bu kitaptan faydalanabilirler’

Bütün bu açıklamaları okuduğumda İhsa’ul Ulum’un ne denli önemli bir eser olduğunu anlamış bulunmakla birlikte düzeni sevmeyen, serbest öğrenmeyi tercih eden, profesyonelleşme gayesi gütmeyen ve bilgi edinmeyi keyif alma ile eşdeğer gören  biri olarak İhsa’ul Ulum’un bana hitap etmediğini hicap duyarak söylersem ayıplamazsın değil mi günlükcağazım? Ama okuduktan sonra ilim öğrenmeyi  ciddiye alan, bir ilim dalında ihtisas yapmak isteyen herkese bu kitabı gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.

Rûhî-i Bağdâdî'nin bir sözü var: 'Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım dir/Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım dir' Üstâd olduğunu zannedenler bu kitabı okusun ki ilim nasıl edinilir, nasıl muhafaza edilir iyice bellesinler isterim.

İlim ciddi bir iştir. Benim fıtratım zorunluluğu, tertibi  reddettiğinden bana göre değil diyorum ama kendim için olmasa da ihtisasa çok önem verdiğimi de burada belirtmeliyim. Rabbim bu güzel eseri ile ilme ve ilim öğrenenlere yaptığı katkılardan dolayı Farabi’den razı olsun. Amin…

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !