Embed

Günübirlik Hayatlar

Merhaba günlükcağazım, yine Ayşe Sümeyra’nın tavsiyesi ile okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum sana. Hatta kitabı da o ödünç vermişti ki ben her yerini çizince geri vermedim  ve kitabı yeniden almak zorunda bıraktım kendisini :) İnsanın kitap tavsiye alabileceği, kitap konuşabileceği, kitap paylaşabileceği kitap gibi dostlarının olması ne güzel. Hamdolsun…

Günübirlik Hayatlar hakkında instagram hesabıma şunları yazmışım : “Nietzsche Ağladığında' da yaptığı kurguya hayran olduğum Irvin D. Yalom'un gerçek terapi öykülerinden oluşan bu kitabını da çok sevdim.
Yalom' un danışanı olmayı çok istediğimi fark ettim.
Anlamak, öğrenmek, düşünmek isteyen farkındalığı gelişmiş kişilerin bu kitabı okumasını çok isterim... Kitaba eşine yazdığı şu ithaf cümlesi 'birlikte geçen altmış yıl bana az geliyor' ile başlayan adamın kitabı okunmaz mı beee :))”

Vay be nasıl etkilenmişsem o cümleden demek ki:)

Kitaba da ayrıca  şu notları düşmüşüm : “Kitabı okurken ismini anlamsız bulmuştum ta ki son öyküyü okuyana dek. Anlamaya, öğrenmeye, yardımcı olmaya açık; farkındalığı yüksek insanlara hayranım. Yalom da onlardan biri. Bu kitapta bahsi geçen bir çok kitabı okuma isteğim oluştu. Kitabın başındaki eşine ithafında eşini öyle değerli gören bir adam iyi hisler oluşturuyordu zihnimde. Ki bu da güzel şeyler umarak okumamı kamçıladı Buldum da…  Aynı gün bitti kitap.”

Kitabı okuyup beğenimi sosyal medya hesabımdan paylaştıktan sonra farkındalığı yüksek arkadaşım Şule’nin de alıp okuduğunu ve beğenisini ifade ettiğini görmek beni çok mutlu etti. Paylaşmayı sevdirene, paylaştıklarımdan pay alan dostlarımı verene  Hamdolsun…

Günübirlik Hayatları bitirirken “dilerim bu terapi öyküleri kendi şeytanlarıyla mücadele edenlere cesaret verir” diye yazmış Yalom. Kesinlikle dileğinin benim için kabul olduğunu söyleyebilirim. Var olsun…

Psikoterapi ve psikiyatri alanlarında çağına öncülük etmiş , aynı zamanda bir çok kitabın yazarı olan Irvin D. Yalom’un gerçek psikoterapi öykülerinden oluşan bu kitabı da seve seve tavsiye ederim.

Selam ve sevgimle…

Kitaptan:

-Bir şeyleri açıklama dürtüsü modern düşüncenin salgın hastalığıdır.

-Sokrates in ‘Üzerinde düşünülmemiş bir hayat yaşanmaya değmez’ sözünü sana yeniden hatırlatmak isterim.

-Öylece dolanıp duran, kendine bir günah arayan suçluluk…

-… yıllar önce soğumuş olan o sıcak kalbin özlemini duyuyordu.

-oyuncu taklidi yapıyorsan zaten oyuncusundur.

-Düet yapıyoruz sanmıştım ama meğer solo atıyormuşum.

-Gerçeğin paramparça olması…

-Bir yandan senin için bir tür baba olmak istiyorum, ama diğer yandan da senin bir babaya olan ihtiyacını aşmana yardımcı olmak istiyorum.

-sonun yaklaşmakta olduğunu fark etmek bizi şu ana daha canlı sarılmaya teşvik edebilir.

-Dünyanın gelmiş geçmiş en kötü dansçılarından biriyimdir ama hevesli bir izleyiciyim.

-yani ona aşkı yakıştıran sizdiniz

-çoğunun çağrışımla aşık olduğuna inanıyorum. Onların asıl sevdiği gençliğe özgü neşeydi.,okul günleriydi,önlerinde uzanan o heyecan dolu yaşama atılmak için duydukları sabırsızlıktı.

-sıra dışı ve insanın zihnini açan bir sunumdu.

-ona sarılmak istedim ama aramızdaki uçurum köprü kuramayacak kadar genişti.

-ölümden,ölümüne korkuyorum.

-lütfen ne olduğunu anlamama yardımcı ol. Hangi noktada bir şeyler değişti sence?

-düşüncelerinin ikiye bölündüğünü seziyorum. Sen utancın egemen olduğu parçana kulak vermişsin. Oysa bir de değişmek isteyen parçan var.

-zor konulara dosdoğru giriyorsun…

-spotanlığa olan adanmışlığım…

-kendini korumaya almışsın ama bedeli ağır olmuş. Kendini çok fazla şeyden mahrum bırakmışsın.

-şu an kafam karman çorman. Düşünceler biraz demlenince sana yazarım.

-belki de sandığım kadar ayrıcalıklı bir yerim yoktu.

-sen bir öteki değilsin. Sen benden farklı değilsin. Hepimizin er ya da geç yüzleşeceği şeyle şu an yüzleşiyorsun.

-önce inkar ceketlerini çıkarıp dışarıdaki portmantoya asmalarını istiyorum.

-yaratıcılığını işlemek isteyen herkese büyük saygı duyuyorum.

-onu doğru bir gözle değerlendirememişti.

-sahip olmadığım hayatın yasını tuttuğum düşünüyorum galiba pişmanlıklarım var.

-gerçekten de dinliyorsunuz. Beni duyduğunuzu hissediyorum.

-insanın hayatta uzun yaşamaktan başka umutlarının da olabileceğini görmek istiyorum.

-hayat geçici her zaman herkes için. Ölümü bedenlerimizde taşıyoruz.

-kendimiz üzerinde çalışmaya devam etmeliyiz… ama kendimize çok da fazla yüklenmemeliyiz.

-Şu an hayatın içinde değilim. Onu erteliyorum. Beni aşağı çeken o kadar çok şey var ki…

-tanı kategorileri nihayetinde uydurulmuş keyfi kavramlardır.

-tek bir yaşamın var…

-Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın. 
/Marcus Aurelius, Düşünceler

-eğer biri beni sevmiyorsa bu onun sorunudur. Benim tek amacım kınanmamı gerektirecek bir şey söylememek veya yapmamaktır.

-sözünden dönmene ya da kendine olan güvenini yitirmene neden olabilecek hiçbir şeyi avantaj sayma.

- Eğer biri hatalı olduğumu ispat eder, bir sözümün veya davranışımın yanlış olduğunu bana gösterirse memnuniyetle değişirim. Ben hakikatin peşindeyim. Hakikat kimseye zarar vermemiştir. Asıl zararlı olan, insanın kendi yanılsamalarını ve cehaletini ısrarla sürdürmesidir.

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !