Embed

Gazze' nin Gözyaşları

Merhaba günlükcağazım, istisnasız herkese tavsiye edebileceğim Gazze’in Gözyaşları  isimli kitap için intagram hesabıma : “Bu kitabi günlerdir elimden düşürmeden, gözyaşlarıma engel olamadan okudum. Norveçli iki güzel insan Doktor Mads Gılbert ve Erik Fosse nin gözünden Gazze yi okumalısınız mutlaka. Ne demişti Hacı Bektaş ' iyiler her zaman iyidir...' ” yazmışım.

Okuyalı neredeyse yıl oldu ama hala bende etkisini koruyan bir kitap Gazze’nin Gözyaşları. Bilirsin çocuklar benim zaaflarımın başında gelir. Dolayısıyla  Gazze de zaaflarımın başında, çocukların en çok vurulduğu yer olarak. Gazze deki oğlum Osman’ın da payı büyük elbette Gazze’nin kanaması hiç durmayan ve dinmeyen bir yara olarak yüreğimi acıtmasında.

Norveç’li iki güzel insan ve doktor , abluka altındaki Gazze’ye gönüllü olarak inanılmaz zor şartlarda giderler. Savaşın sıcak yüzünü yaşayarak çok zor şartlarda yardım ederler mazlum halka. Orada yaşadıklarını da bir kitapla dünyaya duyurmaya çalışırlar. Objektif, samimi, gerçek olan bu kitap savaşı sadece medyadan görüp hiçbir zaman tam anlamıyla anlayamadığımız için tam anlamıyla tepki gösteremediğimizi düşündüğüm bizlere çok faydası olacaktır diye düşünüyorum.

Okurken Mads Gılbert ve Erik Fosse insansa ben neyim diye sorguladım durdum:( Savaşa dair hassasiyetim geliştikçe İngilizce ve Arapça bilen bir doktor olmayı ve savaş bölgelerine gidip mazlum halklara yardımcı olmayı ister olmuştum zaten, bu kitabı okuyunca bu isteğim daha da arttı. Artık çok geç ama dünyaya bir daha gelsem ve seçme hakkım olsa kesinlikle Mads ve Erik duyarlılığında bir doktor olurdum.

Bir gün sosyal medyada bir fotoğraf görmüştüm. Gazze de çekilmiş o fotoğraf beni çok etkilemişti. Yaralı bir Gazze’linin başında çabalayan doktor görüntüsünü sosyal medyada paylaşmıştım hatta. Meğer o doktor Mads’miş.

“Dünya’nın bizim bildiklerimizi bilmediğini biliyordum. Hepiniz burada olanları duymalıydınız” diyor Mads . Bütün engellemelere, zor şartlara rağmen hem doktor olarak çabalıyor hem de Gazze’de yaşananları anlatmaya çabalıyor dünyaya. Artık internet çağındayız aslında. Gözü,kulağı,gönlü açık ve farkındalığı gelişmiş merhamet sahibi her insan mutlak surette dünyadan haberdar olabilir. Dolayısı ile kalbi kararmış, merhametini yitirmiş insanlar okusa da anlar mı bu iki doktoru ve Gazze’yi bilemiyorum. Yine de en azından bilmeyen varsa faydası olur anlamlandırması için bu kitap diye düşünüyorum.

“Uluslar arası topluluklar tepki göstermeli. Buna nasıl devam edebildiklerini anlamıyordum” diyor Erik terorist İsrail Devletinin vahşeti için. Ben anlıyorum artık. Biz sustukça, biz bir şeyler yapmadıkça , dünya gözünü kulağını tıkadıkça devam ediyor ve edecek ne yazık ki.

Doktor Mads ve Erik’in insan sevgisi, hakkaniyetleri, çabaları, emekleri, özverileri, saygıları beni çok büyüledi. Kitabı okurken ve okuduktan sonra öyle çok dua ettim ki ‘Allah’ım Mads ve Erik’e uzun ömür ver. Onların cesur ve güzel yüreklerinden bana da ver. Onlar gibi olan insanların sayılarını çoğalt’ diye. Yüreklerine ve bedenlerine  katrilyon kere sağlık… Amin.

Not: Sosyal Medyadan tanıdığım Mehmet Akar Bey bu kitaptaki doktorlardan biri olan  Mads'in bir mektubunu yayınlamış bir paylaşımında. O paylaşım şöyle:

O, insanlığın vücut bulmuş hali, O, fedakar kim sorusuna bu aralar en çok işaret edilmesi gereken insanı... Kaldırın İyilik kelimesinin sözlükteki karşılığını... Ve şunu yazın sadece; Mads Frederick Gilbert

O kim mi? Şifa Hastanesi’nde gönüllü olarak çalışan bir Norveçli doktor. Yokluğa ve kahpeliğe terkedilmiş Gazze'de elektrikler gidince, cep telefonlarının ışığında ameliyatlarını yapan bir doktor...

Bir mektup yazmış Gilbert... Kalbinin nerede olduğunu bilmediği Obama'ya Bir soru sormuş onun genelinde tüm dünyaya... Sizin kalbiniz var mı?

Birbirlerini boğazlayan müslümanlara Müslümanlığın ve insanlığın nasıl olmasını gerektiğini anlatıyor yaptıklarıyla Gilbert...

İşte zalimleri insafa davet eden o manifesto (mektup) Okurken utanabilmemiz ümidiyle...

" Bay Obama; Sevgili arkadaşlar dün gece aşırı bir noktadaydı. Gazze’ye yönelik kara harekatı sonucunda araçlar dolusu parçalanmış, kanayan, ölen, her yaştan, sivil, masum Filistinli geldi. Ambulanslardaki kahramanlar (son 4 aydır maaş alamıyorlar) insanlık dışı bir iş yükünün altında, insanlara yardım etmeye çalışıyor... Bir kez daha ‘dünyanın en ahlaklı ordusu’ tarafından hayvan muamelesi gören insanlara...

Yaralılara, iş arkadaşlarıma büyük bir saygı duyuyorum. Filistin ‘direnişi’ bana güç veriyor, her ne kadar bağırmak, birine sarılmak, ağlamak, kana bulanmış bir çocuğu koklamak istesem de... Toza bulanmış yüzler. Yo HAYIR! Daha fazla kanayan yaralı gelmesin, hala acil servisinin yerinde kan gölleri var, kanlı sargı bezleri her yerde, temizlikçiler kan birikintilerini, dokuları, saçları, giysileri, ölülerden arta kalnları süpürüyor, tekrar hazırlanmak için, herşeyi tekrar etmek için.

Sadece son 24 saatte 100’den fazla vaka geldi Şifa’ya. Her şeyi olan en deneyimli hastaneye bile yetecek kadar, ama burada.. Hiçbir şeyimiz yok: Elektirik, su, ilaç, ekipman... Her şey paslı ve geçmiş hastane müzelerinden alınmış gibi görünüyor. Ama buradaki kahramanlar hiçbir şeyden şikayet etmiyor... Bu satırları size yazarken yatağımda yalnız başıma gözyaşı döküyorum, sıcak ama işe ayaramayan acının, öfkenin ve korkunun gözyaşlarını. Bu yaşanıyor olamaz! Ama sonra, şimdi, İsrail’in savaş makinesi acımasız senfonisine yeniden başlıyor, gemilerden top salvoları sahile düşüyor, F-16’lar kükrüyor, İHA’lar (insansız hava aracı) ve Apache’lerin gürültüsü. Hepsi ABD’de tarafından üretilmiş ve ödenmiş.

Bay Obama, sizin kalbiniz var mı?

Sizi, bir gecenizi, sadece bir gecenizi bizimle Şifa’da geçirmeye çağırıyorum. Belki hademe kılığında gizlenirsiniz. Yüzde yüz eminim, bu tarihi değiştirecektir. Kalbi ve gücü olan hiç kimse bir geceden sonra Şifa’dan, Filistin halkına yönelik katliamı bitirmeye karar vermeden çıkamaz. Ama kalpsiz ve vicdansızlar hesaplarını yaptılar ve Gazze’ye yönelik bir başka katliam planladılar. Kan nehirleri bu akşam da akmaya devam edecek. Ölümün araçlarını harekete geçirdiklerini duyabiliyorum. Lütfen. Yapabileceğiniz herşeyi yapın. Bu daha fazla süremez."

Mads Frederick Gilbert

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !