İyi ki doğdun canım süt kardeşim...
3/4/2009 · Kategori: doğum günleri

Merhaba, bugün canım süt kardeşim ve kuzişim Ayşe'nin doğum günü. Süt kardeşim ile aramda 7 ay var. Yaşları yaşıt kuzenlerimin olması süper bir şey.
Onu çok seviyorum. İlk yeğen sevgisini o yaşattı bize, ilk aramızdan ayrılan oydu. İzmir' e gelin gitmesi ile yol mesafemiz açılsa da gönül mesafemiz hep çok yakın kaldı. Eşi Apdullah eniştemiz de annemin "süt damadı" sıfatını alarak ailemizin ilk damadı oldu:) Neşesi, esprileri, yakınlığı ile çok sevildi ailede ve ardından gelen damatlar da şahsı tarafından kıskanıldı:) Beni her aradığında kahkaha atmaktan konuşamıyorum:)
Hasancığımızın ve 10 yıl sonra gelen yaramaz Naz'ımızın annesi, Zübüş teyzemin biricik kızı ve benim canım süt kardeşim Ayşe, iyi ki doğdun , iyi ki varsın, seni çok ama çok seviyorum. Nice senelere birlikte girmemiz ümidi ile...
İyi ki doğdun Salişciğim, iyi ki...
9/3/2009 · Kategori: doğum günleri
Merhaba, bugün "dünyadada en güzel şeylerden biri insanın kız kardeşinin olması" sözümü dillendirme sebeplerimden biri olan Saliha'nın doğum günü.
Dün gece saat 00,00 olur olmaz mesajları, telefonları durmadı:) Doğum gününde çocuklar gibi şen oluyor:) Biraz daha yaşı ilerlesin görürüm onu ben:) Gerçi "27 olmak istemiyorum" diye söylenmeye de başladı bir yandan:) Ne çare ki oldu bile:) Dün hediyesini verdim, 00,00 da kutladım, e bir de buraya yazıyorum, inşallah başka bir şey beklemez:) Saliha çok güzel organizasyonlar yaptığı için bana, ben hep ezik kalıyorum:)
Biz, benden 2 yaş büyük Nilü ile arkadaş gibi büyüdük. Arkadaşlarımız ortaktı, yaşlarımız yakındı , çok güzel günler geçirdik birlikte. Saliha benden 5 yaş küçük. O bize göre bebek olduğundan onu aramıza almazdık:) Sonra Nilü evlendi, ben yalnız kalmanın bunalımına girdim:) Baktım hayat devam ediyor; Saliha da büyüdü, serpildi, dur dedim hiç yoktan iyidir ben buna bir yakınlaşayım:) Sonra ben gittim, geldim:) Benim arkadaşlar evlendi, barklandı, çocuklandı:) Saliha'nın arkadaşları bekar, çıtır. Silkelendim, gençleştim:) Onlara ayak uydurdum , aralarına aldılar beni:)))) Etme bulma dünyası demişler:)) Giderken, dönebileceğinin bilincini taşımalı insan:) Hayat beeee sen valla öğretmen gibisin:) Ne yaşarsam, bir ders var içinde:) Öğretmen tutsam saati bilmem kaç TL'dir:) Yani faturası yükte ağır, pahada hafif bir öğreticisin:) Sağol yaaa:)) ...
Şimdi Saliha ile kankayız:) aramızdaki yaş sıfır:) Onun evde olmadığı günler canım sıkılıyor:) Sürekli tartışıp, muhabbet edip, birbirine gülen iki kızkardeşiz biz:) Aynı şeyleri düşünüyor, aynı anda söylüyoruz:) Hilal ile de böyleydik:) Tek şikayet ettiğim husus evde iş yapmaması :) Cidden şikayetçiyim bu durumdan; çünkü benden başka evde iş yapan yok:) Nilü de böyleydi, Evlenip gidince ailenin en hamaratı oldu. Saliş de eminim öyle olur ama bu ev onun evi değil mi yaw, burada da özen göstermeli. Nasılsa ablası yapıyor diye boşlaması sinirime dokunuyor:) Ay ben doğum günü kutlayacaktım ki şikayet yazısı olmuş bu yazı:)
Şakalar, kakalar bir yana, Salişim seni çok ama çokkkk seviyorum. İyi ki doğdun, iyi ki varsın ve iyi ki benim kardeşimsin. Allah'a şükürler olsun ki Nilü ve sen gibi iki harika kızkardeşe sahibim. Keşke 2 tane daha olsaydı sizden:)
Üç abla mağduru Salih, seni de kızkardeşlerim kadar olmasa da çok ama çok seviyorum:) Sen de iyi ki doğdun:) Yoksa biz kimle uğraşırdık ve bizi kim sinir ederdi:)
Allah hepinize sağlıklı, mutlu, başarılı, sevgi dolu ve birlikte geçireceğimiz uzun bir ömür versin. Sizler hayatımda hep olun, sizlerin acısını hiç bir zaman yaşamayım ben. Hep mutlu olduğunuzu bileyim , göreyim. Sizi çok seviyorum çünkü...
Salişciğim, iyi ki doğdun, iyi ki varsın, iyi ki ablanım:) Çok şanslısın çokkk:) Nice senelere ablasının gülü, birlikte, sevgiyle...
1 Mart Alperen'in doğum günüydü...
2/3/2009 · Kategori: doğum günleri
Merhaba, güzel bir hafta diliyorum cümlemize.
Dün küçük yeğenim Alperenimin doğum günüydü. Canımın içi tam 5 yaşında. Yıllar ne çabuk geçiyor. Bizim için hala bebek kıvamında olsa da büyüyor beyimiz:) . Sabah kalkmış "anneciğim çok heyecanlıyım doğum günüm olacağı için" diyormuş:) Ben erken gittim yardım etmek için. Gitmeden alışveriş merkezine uğrayıp annem-babam ve Salih için hediye aldım . Alperen bey araba hastası olduğu için pastası araba modelindeydi. Modeli 9 Şubat'da 2 yaşına giren Asaf'ın pastasından esinlendik:) Aslında birebir aynıydı.:) Nilü kendi yaptığı pastaları daha çok beğense de Alperen bayıldı pastasına. Doğum günü akşam olduğu için epey kalabalıktık, aile harici kimse olamasa da. Annem, babam, Salih, Saliha, teyzem,eniştem, babaanne, dede, hala, kuzenler, Ülkü , Rukiye, Figen ; eşleri ve çocukları olmak üzere toplam27 kişiydik. Evi süsleme işi, Saliş'in evde Ömer'in performans ödevini yetiştirmeye çabalamasından dolayı bu kez bana düştü Ben onun kadar güzel süsleyemedim tabi ki :( Alperen hediyelerini açarken çocuklar mahsun olmasın diye kızlara bebek, erkeklere araba aldım, çok mutlu oldular. En çok sevilen teyze olabilmek kolay değil tabi efor sarfetmek ilazım:) Çocuklar her zamanki gibi ortalığı birbirine kattılar, ama çok eğlendiler. Sanırım Nilü'nün bugün evi toplarken canı çıkmıştır:)
Dünyadaki saadet nedenlerimlerden biri bal ötesi yeğenim Alperenim, iyi ki doğdun, iyi ki varsın ve iyi ki senin teyzenim. Çok ama çok şanslıyım. Seni öpmeye, sevmeye doyamıyorum hiç, sürekli aklıma geliyorsun ve beni gülümsetiyorsun. Varlığınız yaşamımda öyle önemli ki tarifine kelimelerim yetmiyor. Seni ve ağabeyini inanılmaz derecede çok seviyorum. Teyze olmanın dayanılmaz güzelliğini yaşattığınız için size çok teşekkür ederim. Nice senelere bebeğim, sevgiyle, sağlıkla, huzurla ve hepbirlikte...
Cumartesi günü annemle Eminönü'ne gidip benim ve Saliş için hediye aldım. Çocukların en beğeneceği hediyeyi alma konusunda yarış içindeyiz her zaman:) Kendim için telsiz, Saliş için de tren aldım. Bu kez Saliş beni geçti; çünkü Alp treni daha çok sevdi, Ömer'in elinden de telsiz düşmedi:) Cumartesi günü akşamı Ahmet, Ayşe, Saliş ve Ahmet'in arkadaşı Ramazan ile Vişne Bahçesi adlı oyunu seyrettik. Bu kez organizasyon Ayşe'ye aitti:) Oyun hakkındaki kritiğimi bilahere yazarım:)
Cuma günü evdeydim. Salih de Saliş de arkadaşlarında olduklarından anne-baba ve ben saadeti yaşarız sandım ki babam benim jandarma olduğumu düşünüyor, bu saadeti sürekli "öbür odaya gitsene kızım" diyerek yıkmaya çalışsa da sonunda jandarmanın dediği oldu ve kendisi öbür odaya gitmek zorunda kaldı:) Tv izlerken zevklerimiz hiç uymuyor ve çoğunlukla benim dediğim oluyor:) Sanırım "jandarma" derken haklı babacığım.
Perşembe günü de evdeydim.
Çarşamba günü ise Saime vardı bizde.
Anlatmadığım gün kalmadı sanırım:) Kaldığını farkedersem mutlaka yazarım merak etmeyin:)
Yani merak eden var mıdır o da ayrı bir merak konum:)
Varsa okuyan, kalsın sağlıcakla...
İyi ki doğdun Yaprakcığım, iyi ki seni tanıdım!
6/1/2009 · Kategori: doğum günleri
Merhaba, 2007 yılında blogcuda yazmaya başladığımda ilk bana yorum yapan ve sonra da ebedi arkadaşım olan gelin Ayşe'nin bloğunda yorumları dikkatimi çekmişti Yaprak'ın. Bloğuna girip okumaya başladım ve duygularını harika ifade ediş biçimi ile daimi okuyucusu oldum. Daha sonra birbirimizi msn'e ekledik ve kırk yıllık arkadaşmışız gibi samimi , içten sohbetlerimiz oldu. Hala da olmakta. Bugün yine sohbet ederken konuşma arasında dünün doğum günü olduğunu öğrendim ve atladığıma üzüldüm:( Benim cep telefonum bozulduğundan bütün numaralar ve not ettiğim doğum günü tarihleri silindi malesef. Bunu hepiniz için yazıyorum ki doğum günlerinizi unutursam şimdiden affedin beni:)
Yaprak, çok iyi bir anne, çok iyi bir iş kadını ve çok iyi bi eş benim gözümde. Bu üçünü birlikte yürütmek çok zor ve o bunu başarıyor. Bu sebepten daha da fazla hayranlığımı kazanıyor. Ayrıca çok duyarlı, dünyada olup bitenlere karşı çok hassas biri. Kitap okuduğu yazılarını çok özlüyorum onun , çünkü harika kitap kritikleri yapıyor. Şimdi ben bu kadar anlatınca merak edip bloğunu tıklayacaksınız biliyorum; ama malesef bloğu herkese açık değil:)
Yaprakcığım sana doğum günü hediyesi olarak , bloğuna ilk yorum yaptığım yazını yazacağım buraya. Çok güzel bir şiirdi ve sözleri beni çok etkilemişti. Hem diğer arkadaşlarımla da paylaşmış olayım.
Doğum günün kutlu olsun sevgili arkadaşım, iyi ki doğdun, iyi ki varsın ve iyi ki seni tanıdım.
Nice senelere, hepbirlikte...
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazılar seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedimki 'söz ver kendine'
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymişki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım...
Nietzsche
24/10/2007
Sonradan not: Bu yazımı okuyan Yaprakcığım bir müddet bloğunu açık tutacak ricam üzre:) http://damlabebek.blogspot.com/ Teşekkürler Yaprak...
Ömer'in doğum gününden...
20/10/2008 · Kategori: doğum günleri
İlk göz ağrım, Ömerime...
17/10/2008 · Kategori: doğum günleri

Merhaba, hayatımın anlamı olan yeğenlerimin ilki, ilk göz ağrım Ömerim doğdu 9 yıl önce bugün. O bana ilkleri yaşattı doğumu ile. İlk teyzeliğimi, ilk anne yarısı olmanın muhteşem hissiyatını o yaşattı bana. Tabi anne ve babasına da Ömer Faruk'umun doğumuna katkılarından dolayı teşekkürü borç bilirim:)
Canım Ömerim senin dünyaya geldiğin gece ben sizde kaldım. Annen öyle çok yalvardı ki kalmam için dayanamadım. Kalmam için o gece doğurabilceğini söylediğinde , ertesi günü doğum öncesi yaptığımız ve bitmeyen temizliği bitirtmek içindi niyeti:) Ama yalancı çoban misali dediği tuttu ve o gün geldin dünyaya:) İyi ki kalmışım . Annenin sancısı tuttuğunda ilk beni uyandırmıştı. Ben çok heyecanlıydım, bu satırları yazarken gözlerim doldu bak yine. Annense sancısının kesildiği anlarda saçına jöle sürüp, makyaj yapıyordu:) Sancı bir gelip bir gidiyordu, geldiği anlar feciydi. Arabaya bindiğimizde sancının kesildiği anlarda annen vitrinde gördüğü bişeyi zevkle bana gösteriyordu:) "Enişte bu doğum falan yapmaz geri mi dönsek:) " dediğimi hatırlıyorum, bir de yanımda oturan babannenin 4 çocuğunun doğum anılarını anlattığını:) Bense durmaksızın dua ediyordum, çok heyecanlıydım. Doğumhanede Nilü nün elini tutuyor , hiç durmadan dua ediyordum. Sancılar ara vermez olmuştu. Ay gene gözüm doldu yaaa. Annen gözümün önüne geldi şimdi. Öyle çok sancı çekiyordu ki dayanamıyordum, ben de sancı çekiyordum onunla birlikte. En son doktoru gelince beni odadan çıkardılar. Koridorda volta atıyor aralıksız dua okumaya devam ediyordum, babannen de yanımda aralıksız doğumlarını anlatmaya:) neyse ki senin dünyaya geldiğin haberini aldığımda bütün o heyecanım ve endişem son bulmuştu. Kapkara bi bebektin ,yeşil örtüye sarıp ilk benim kucağıma verdiler seni . İşte o an anladım ki sen benim dünyamdaki en güzel şeydin.Gözlerim iyice ıslandı, yazarken göremiyorum yaa:)
Canım benim " bu dünyaya çocuk getirmek doğru değil" diyenler var , tamam dünya çirkinliklerle dolu, haksızlıklarla dolu, yaşaması zor; ama çirkin mi galip gelsin . Baksana bir doğumunla bizim hayatımızı değiştirdin. Sizin olduğunuz her an tarifsiz mutluluk veriyorsunuz bize. Bak anlattım sana annenin doğumundan önce yaşadığı sancıları, ama sen doğduğunda o sancıya değdiğini... Boşuna demiyorlar her sancı mutlaka mutluluğa gebe diye. Hayat boyu ümitvar olmanın ne derece doğru olduğunu doğum hadisesi bir kes daha hatırlattı bana. Sen de öyle ol teyzeciğim ve hep umutlu ol.
Bitanem, onca sancının sonunda annen malesef sezeryan ile dünyaya getirdi seni. Sen dünyaya geldiğinde o henüz uyanamamıştı . Narkozdan ayılması epey uzun ve zor oldu. Henüz etkisindeykenki halleri de görülmeye değerdi. Gerçi sen az çok kardeşin Alperen'in doğumunda şahit oldun:) "Osmannnnn bizim ço cu ğu muz ol du mu?" diye yavaş yavaş zoraki soru soruyordu elini bırakmayan babana, "evet canım" dedikten sonra eniştem, az dalıp gözünü açıp seni görüp "aaaa o bi zim ço cu ğu muz mu?" diyordu tekrar şaşırarak :) " su" diye öyle vurgulu su istiyordu ki annem dayanamıyor yasak olmasına rağmen pamuğu ıslatıp dudaklarında gezdiriyordu annenin:) O su damlasını höpürdeterek içine çekmesini de unutamıyorum:) Her haline gülüyorduk, artık neşemiz yerine gelmişti ,çünkü sen doğmuştun artık. Bir müddet bizde kalmıştınız yeni doğduğunda ki sana olan sevgim öyle büyüktü ki evinize geçtiğinizde canımdan canı yolculamanın tarifsiz hüznünü yaşamıştım uzun süre.
Ve 9 yaşındasın sevgili Ömerim. Büyüdün artık , bir kardeşin doğdu senden 5 yıl sonra. Çok iyi bir abi oldun, ilerde benim de çocuklarım olursa söz verdin unutma onların da abisi olacaksın. Çünkü sen çok iyi bir abisin.
Ömerim çok sakinbir bebektin sen . Aileni üzmedin, zorlamadın hiç. Öyle sevimliydin ki "hanım hanım bu çocuğu neden dışarı çıkartıyorsun, nazar değecek" diye kızarlardı annene görenler:) Öyle güzel özelliklerin var ki her daim seninle gurur duyduk. Paylaşmayı çok iyi bilen, herkesle paylaştıktan sonra kalanı en son kendi alan, merhametli,sırcı, yardımı seven, herkesi seven, inançlı, saygılı, utangaç , akıllı bir çocuk oldun hep. Biz büyüklerinin "en çok kimi seviyorsun ? " diye sorduğumuz absürt sorumuza her daim , samimi bir şekilde "hepinizi" dedin. Sen çok gönlü geniş birisin. Bilgisayarın olsun çok istediğin zamanlarda , "fakir çocuklar için biriktirdiğin paralara alalım mı" dediğimizde "hayır onlar fakir çocukların" diye terciğini bilgisayar almayı ertelemekten yana kullanmanın ne kadar özel biri olduğunun kanıt olduğunu iftiharla anlattım hep. Bu özelliklerin öyle değerli ki teyzeciğim hiç bir zaman kaybetmeden , çoğaltarak yaşa hayatını e mi. Sen çok özel bir çocuksun, ilk göz ağrımsın, hayatımın en tatlı anlarının baş aktörüsün. Seni çok ama çok seviyorum teyzeciğim, iyi ki doğdun, iyi ki varsın ve çok uzun sağlıklı, huzurlu bir hayat sür inşallah...
Nice senelere, doğum günün kutlu olsun bitanem...
« Önceki :: Sonraki »



