Embed

Cibali Karakolu

Merhaba günlükcağazım , 11 Aralık Perşembe akşamı İBBŞT Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izledik İclal ile Cibali Karakolu’nu.

Cibali Karakolu, Henri Keroul ile Albert Barre’in ‘Une Nuit de Noces’ adlı eserinden Muammer Karaca ve Refik Kordağ tarafından uyarlanmış bir bulvar komedisi .

Bulvar komedisi, 19. yy.da Fransa’da sınıf farklılıklarını hicvetmek için çıkmış, gişe başarısını ön planda tutan bir güldürü türü.

Cibali Karakolu, ilk olarak 1955 yılında Muaammer Karaca Tiyatrosunun açılış oyunu olarak sahnelenmiş ve 16 yıl boyunca binlerce kez sahnelenerek en uzun süre afişte kalan oyun olmuş. Filme de aktarılmış sonraki yıllarda .  Daha sonra da Nejat Uygur tarafından yeniden sahnelenmiş ki Uygur’un Cibali Karakolu’nu videodan veya TV.den  izlediğimi hatırlıyorum. Bu yıl da İBBŞT sahnelerine taşıdı oyunu Darülbedayi’nin 100. yılı münasebetiyle , usta oyuncu Zihni Göktay’ın baş oyunculuğunda.

Cibali Karakolu kapalı gişe oynayan bir müzikli oyun. Ben de epey önceden almıştım bileti . Bu sezon ilk izlediğim müzikli oyun olacağı için ve önceden bildiğimle umudum yüksek olduğu için hayal kırıklığı yaşadığım bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Salondaki kahkahaları duyunca acaba ben mi yanılıyorum diye düşündüm hatta.  Bazen ben günümde olmayabiliyorum o nedenle İclal’in de görüşünü aldım ki o da benimle aynı fikirdeydi. Neden herkesin güldüğü şeylere gülemediğimi sorguladım bir ara oyun esnasında ki hemen sonra ‘zevkler, algılar farklı diyen sen değil misin ?’ diye kendimi azarladım :)

Açıkçası sonuna kadar seyretmek istemediğim bir oyundu Cibali Karakolu. Oyundaki ikili diyaloglar çok basit ve çok sıkıcıydı.

Oyunda sürekli mikrafon kesintisi  ‘iyi ki 3. sıradan izliyorum oyunu’ dedirttirdi bana. Zira arkadakiler için bu sorun olmuştur eminim.

Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde işitme engelliler için üst yazı uygulaması var ki defalarca fark ettiğim şey üst yazının oyundan bağımsız hareket ettiği. Bu uygulama sayesinde oyun izlemeye gelen işitme engelliler bu aksaklıkla oyunu  tam anlayamazlar . Bu durumun onlara büyük haksızlık olduğunu düşünüyorum ve daha dikkatli uygulanmasını istiyorum . Hele bu oyunda doğaçlama yapıldığı için daha da büyük haksızlık oldu…

Lüküs Hayat’da defalarca izlediğim Zihni Göktay orada olduğu gibi güncel esprileri bolca yaptı bu oyunda. Oyun sonunda ‘Amacımız sadece salt güldürmek değil mesaj vermek. Hepimiz güllük gülistanlık,hoşgörü ve güzellik içinde yaşayalım istiyoruz’sözünde itiraf ettiği gibi bolca da mesaj verdi. Oyunun en anlamlı kısımları bence Göktay’ın mesajlarıydı ki yine de sadece onlar için bu oyun izlenmeli mi bilemiyorum. Sadece mesaj vermek için sanatın yapılamayacağını düşünüyorum zira.

Göktay, tiyatro salonlarının yerine avm , pasaj yapılmasına ve gençlerin oyun sahneleyecekleri salonların azlığına vurgu yaptı. Önemli yazarlarımızın isimlerini zikredip kendi yazarlarımızı korumak zorunda oluşumuzdan bahsetti. Direklerarası’nda oynanan Othelllo’nun Türkiye’nin Broadway’i olduğunu ve onun da kıymetini bilemediğimizi söyledi. Şehir Tiyatrolarında kadro olmayışını  dile getirdi. Polislerin maaş düşüklüğünden söz etti ‘Sana az para veren devlet utansın’ diyerek. Bütün bu mesajlara katılıyorum ve fakat sadece bu mesajlar için mi 3 saatimizi verdik biz o oyuna. Bu güzel sözlerin aksine metresliği öven bir diyalogta yanımdaki çocuk büyüğüne’metres ne demek’ diye sordu mesela. Buna ne demeli?

Oyunda bolca Osmanlı Türkçesi kullanan Göktay’ın kullandığı kelimelerin açıklamasını yaptığını görünce bundan sonra açıklama yapmasına gerek kalmayacak diye düşünüp sevindim doğrusu :)

Oyunda söylenen şarkılar da bana keyif vermedi.

Bütün bu eleştirileri ‘Bizim seyircimiz yutmaz,yutar gibi yapar. Mütevekkildir.Çok dikkatli ve rikkatlidir. Bizde seyirci yıllardır hep içine atar. Beğenmez ama beğenmiş gibi yapar’ sözünden aldığım cesaretle yapıyorum. Ben bu kadar iyi bir kadro ile verilen emekten ve 100. yılını kutlayan İBBŞT  de daha iyi oyunlar izlemek istiyorum.  Gişe elbette önemli ama salt gişe kaygısı taşımamalı ödenekli bir kurum.  İnşallah bundan sonra izleyeceğim oyunlar  daha iyi olur.

Oyunda emeği geçen herkese  selam ve sevgimle…

 

Oyundan:

-Duymuşum Horosan’da halı dokunur, ama enine mi boyuna mı bilmiyorsun.

-Kimi kadın dört mevsim yaz, kimisi dört mevsim ayaz.

-Evlilik güzel bir müessesedir, kıymetini bilene…

-Dünyada Arap kalmayınca İsrail’e yapacak bir bok kalmaz.

-Herkesin polisi kendi vicdanıdır.

-Güleriz ağlanacak halimize…

-Bu memlekette kadın olmak zordur.

 

Kadro:

Yazan

: HENRİ KEROUL- ALBERT BARRE

Çeviren

: MUAMMER KARACA - REFİK KORDAĞ

Yöneten

: NEDRET DENİZHAN

Sahne Tasarımı

: RIFKI DEMİRELLİ

Kostüm Tasarımı

: CANAN GÖKNİL

Işık Tasarımı

: MUSTAFA TÜRKOĞLU

Koreografi

: SENEM OLUZ

Efekt

: LEVENT AKMAN

Süre

: 3 SAAT 30 DAKIKA

OYUNCULAR

BERRİN KOPERBETÜL KIZILOK BAVLİCEM KARAKAYACEM URAS,DENİZ YEŞİL MAVİDERYA KURTULUŞDOĞAN ALTINELERTAN KILIÇ,EYLÜL SOĞUKÇAYHÜLYA ARSLANHÜSEYİN KEFELİİBRAHİM ULUTAŞMURAT BAVLİMÜGE ÇİÇEK TÜRKOĞLUNACI TAŞDÖĞEN ,SEZA GÜNEŞŞEHNAZ BÖLEN TAFTALITARIK ŞERBETÇİOĞLUTUĞÇE AÇIKGÖZZİHNİ GÖKTAY

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !