Merhaba, bunca yoğunluğa rağmen ciddi anlamda depresif olduğum, hayatımda melankolinin üst seviyede olduğu bir hafta yaşıyorum. Uzun zamandır ilk kez kendim için ağladım,ilk kez kendime acıdım ve canımı acıttım. "Meşguliyet üzüntüyü azaltıyor" sözüne hep inanmış biri olarak bu haftaki ruh halimle "azaltıyor ama acı girdiği yerde saklanmaya devam ediyor" cümlesini de inandıklarımın arasına alıyorum. Bu düşünceme sebep acılarımın çok uzun zamandır saklandığı yerden çıkıp bana "ceee" demesi oldu.
Dün akşam İclal ile "Merhaba,Hoşçakal" adlı tiyatroyu izledik Reşat Nuri Sahnesinde. Bir biletim kaldı. Şubat ayını çok yoğun geçirdim ama Mart ayında duravarıp,ders çalışmaya çalışacağım.
Çarşamba akşamı Birsen'in annesine gittik Nurgül ve Aysel ile. Birsen 'in çocuğunu sevmeye doyamadım. Yeni doğmuş bebekteki koku bir mucize olsagerek. Öyle muhteşem ki; onu uyurken bile seyretmek harika bi şey. Bu duygu kendi çocuğum olsa nasıl olur diye düşündürttü gene bana. Belki de hayatımdaki bu eksikliği Ahmet bebekle farketmem de canımı acıtanlardan biri oldu.
Salı akşamı da yine İclal ile Küçük Sahne'deki Ful Yaprakları adlı oyunu izledik. Oradan da Birsen'in bebeğini görmeye gittim. O gün Beyza rahatsız olur diye içime sine sine sevememiştim Ahmet bebeği. Ertesi gün kalabalıkta kaynıyorumdur diye doyamasam da bol bol sevebildim. Birsen'in annesinde o gün halam ve kuzen İsmail de vardı.
Pazartesi akşamı evdeydim.
Pazar günü bahsettiğim üzre Konya'daydım.
Cumartesi akşamı gittik Konya'ya, gündüzünde Ülkü'ye kahve içmeye gittik,Zübüş teyzem oradaydı gitmeden görelim diye.
Cuma akşamı da hayli morelsiz olan ve zor zamanlardan geçen Zübüş teyzeme morel vermek amacı ile Belgüzar teyzede toplanıp Belgüş, Ayşe, Ertan, Saliha, annem, Ülkü, Fatoş abla, Özgül ve Zübüş ile bir cafeye gittik. Ayşe pasta yaptırdı üzerine de "Seni çok seviyoruz,üzülmeni istemiyoruz" yazdırdık. Orada ışıkları söndürtüp ,pastayı getirtdirince teyzem çok şaşırdı ve sevindi.
Perşembe akşamı bahsettiğim üzre İnci Çayırlı konserindeydik. Konser çıkışı Eyüp ve Ülkü ile bize geldik. Zübüş teyzem de o gece bizdeydi. Birlikte kahve içmeye gittik geç vakit. Yine teyzemi ferahlatmaktı amaç...
Çaşamba akşamı evdeydim.
Salı akşamı yine bahsettiğim gibi Cevahir Sahnesi'nde "Kredi Kartı,Vak'aaa" adlı oyunu izledik Elmas ile. Oradan da birlikte kahve içtik.
Pazartesi akşamı evdeydim.
Hemen hemen her günüm dolu olmasına rağmen nasıl oluyor da içim acıyor bilmiyorum, içimin acıdığını söylemeye de utanıyorum:( Ama acıyor işte. Her zaman böyle olmuyor hatta yazdım ya çok uzun zamandır canımın acımasını unutmuştum. Neyse her zaman hayatın güllük,gülistanlık olmasını beklemem hata olur zaten. Acısına da "eyvallah"...