6. Uluslararası Yetim Buluşması

Merhaba günlükcağazım, 18/10/2014 Cumartesi günü 6. Uluslararası Yetim Buluşması’ndaydım Sinan Erdem Spor Salonu’nda. 

Benim de dahil olduğum İHH’nın yetim sponsorluğu projesi kapsamında her yıl bakımları üstlenilen yetim çocukların ülkemize gelmesi ve kardeşliğimizi pekiştirecek, onlara morel , bizlere şevk verecek , her şeyden önemlisi hepimize mutluluk verecek bu organizasyonu çok önemsiyorum ben.  

Programa bu yıl 13 ülkeden çocuk iştirak etmiş. Yüzlerce kanal canlı yayında bu güzel organizasyonu izlemeye olanak sağladı ki kesinlikle orda olmanın , o havayı solumanın ve çocukları yakından görmenin tadının başka olduğunu söylemeliyim.

Programa yanlış hatırlamıyorsam Etiyopya’lı bir çocuğun Kur’an tilavetiyle başlandı, yani sözlerin en güzeli ile. Maşallah ne güzel bir sesi vardı o güzel çocuğun, ne kadar içli idi. İşte duygulanmaya da bu anda başladım ben . Sonra da çocukların söylediği eğlenceli şarkılarda gözyaşlarımı neden tutamadığıma şaştım kaldım be günlükcağazım. Evet bu program neşelenmek, şevklenmek için, çocuklar mutlu olsun için ama benim için salt duygusallık demek:(. İçim ağlıyor yetimlerimize baktıkça, içim acıyor onları görmeyip, onları hayatlarına alamayan nasipsizleri düşündükçe işte…

Programdaki slayt gösterisi çok anlamlı idi. “Savaşlar başlar biter,geride kalanlar yetim… Toprağın üstünde kanatsız kalanlar yetim” diyordu slayttaki ses.

Peygamberimiz kendi yetimini ve başkasına ait bir yetimi koruyup, gözeten ile (İki parmağını birleştirip) bu kadar yakın olacağım Cennet’de diyor. Bu müjde nasıl göz ardı edilir aklım almıyor günlükcağazım.  ‘Biz yetimler sayesinde Elif gibi dimdik durabiliriz , hak deyince yetimin hakkını gözetebiliyorsak hakka değer veriyoruzdur’ deniyordu oysa…

Bu yıl yapılan organizasyon için kullanılan “Açın kalbinizi her kalpte bir yetim yaşasın, sizin de kalbiniz yetim kalmasın” sözleri ne kadar anlamlı idi.

Programa katılan çocuklar bizleri sahneden geçerek selamlarken kalbimin duracak kadar heyecanlandığını hissetim. Nasıl mutluydu kuzular, nasıl heyecanlıydılar. Bizlere yetimler için bestelenen şarkıyı okuduklarında onlar gülüyor, ben ağlıyordum:(.  “Duy yetimi insana söyleyecek sözü var, sil gözünün yaşını yetim bir kardeşin var” diyordu şarkıda çocuklar,  duyuyordum… Herkesin duyması için dua ediyordum… İHH nın 47.020 yetime verdiği desteğin sayısı artsın diye var gücümle bu şahit olduklarımı duyurmak için twit atıyordum bir yandan da…

İHH Başkanı Bülent Yıldırım şu an dünyamızda 400 milyon yetimin olduğunu söylediğinde  ne çok ulaşmamız gereken gözü yaşlı, yüreği kırık çocuğumuzun olduğunu düşündükçe kahroluyordum. Ne güzel bir hatırlatma idi Yıldırım’ın söyledikleri ‘Biz kendimiz için onların başını okşuyoruz, günahlarımız dökülsün diye’ dediğinde bundan neden mahrum kalır insanlar anlayamıyordum.

Programda Memur-Sen başkanı Ahmet Gündoğdu ‘Yetimler bizim emanetimiz. Emanet edenin yüceliği, emaneti korumanın sorumluluğunu arttırıyor’ dediğinde anlayamadığım şeyi daha iyi anlıyordum aslında. Emanet edeni ne kadar sever ve önemsersek emanetini de o derece sever ve önemserdik…

Memur-Sen, İHH’nın  ‘Her sınıfa bir kardeş’ projesinin de partneriymiş ki ben bunu bilmiyordum. Allah güzel çalışmalarında her iki kuruma da bereket versin inşallah…

Gündoğdu’nun , ‘Yapmamız gerekirken yapmadığımız sorumluluklarımızı yeniden gözden geçirmemiz lazım . Sorumluluklarımızın coğrafi sınırları yok, gönül coğrafyamız çok geniş. Bu ümmet onlara sahip çıkmadıkça yetim kalacak. Yetimlere sahip çıkmak kendi geleceğimize sahip çıkmaktır’ sözleri ne kadar  doğru ve ne kadar  anlamlı idi.

Bu yıl çokça protokol konuğu vardı ve çokça selamlama konuşması yaptılar günlükcağazım. Oysa ben daha önceki buluşmada sunucunun ‘Bu çocukların programı o nedenle protokoldekilerin isimlerini saymıyorum ‘ deyişini çok beğenmiştim. Gerçi her konuşmacı anlamlı katkılarda bulundular ama yine de ben çocukları daha çok izlemek , politikacıları sahnede değil, seyirciler arasında görmek isterdim.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da ‘Hangi coğrafyada  olursa olsun , hangi ülkenin vatandaşı olursa olsun özellikle yetim çocuklar hepimize emanettir.’ dedi

Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan da ‘Bizim inancımızda yetim yalnızlığı ifade etmez, ümmetin evladı olmayı ifade eder. Yetim malı yemek demek imkanını yetimle paylaşmamak demektir’ dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ise ‘Her sınıfa bir kardeş’ projesine en fazla destek veren okullara plaket taktim etti.

Bütün protokol katılımcılarına ise Afrika’da çocuklara Kuran’ı Kerim eğitiminin verildiği ‘loh’ adı verilen tahta hediye edildi. Bence güzel bir hediyeydi bu ,  imkanı olanın imkanı olmayanı hatırlaması için…

Ve en sonunda sabırsızlıkla beklediğimiz güzel çocuklarımıza sıra geldi.  Önce Balkan ülkelerinden gelen çocuklar sahne aldı.

Makedonyalı minikler ‘Allahım sen kardeşlerimi koru’diyordu şarkılarında. Düşünebiliyor musunuz o yaşta nasıl da kardeş bilinci var kuzucuklarda, nasıl da başkaları için dua edebiliyorlar . Gel de ağlama onlara bakıp, biz büyüklerle kıyaslayıp …

Arnavutluk’dan gelen canlar da dans gösterileri ile renk kattı programa , can verdiler canımıza…

Bosnalı minikler ise milli marşlarını söyleyerek hüzünlendirdiler bizi yine, yeniden… Onlar ki İHH nın ilk destek olduğu yetimlerin ülkesindendi. Onlar ki savaşın çocukları idi…

Daha sonra Mustafa Cihat ‘Kardeşim Ahmet’ adlı eseri seslendirdi.

Sıradaki kıta Afrika idi. Her bölge için slayt gösterisi ile bilgi veriliyordu. ‘Yetimler kıtalara inen nurdur, kıtalar yetimlerle kurtulur ‘sözü işliyordu kalplerimize o anlarda…

Moritanyalı çocukların söyledikleri şarkı ‘Hoşgeldiniz’ idi. ‘Yuvalar inşa ettiniz, sözünüzü tuttunuz, çocuklara yardım elinizi uzattınız,burada yabancı değilsiniz, hoşgeldiniz’ derlerken onlar , ben de ‘Asıl siz hoş geldiniz, kalplerimize ne iyi geldiniz, sizsiz çorak toprak gibiyiz, çaresiz, amaçsız, kalbimizi yeşertensiniz, hoşgeldiniz’dedim  durdum ağlayarak. Acaba çocuklar biliyor mudur  onların bize değil bizim onlara ihtiyacımız olduğunu? …

Somalili çocukların söylediği şarkı da çok anlamlı idi. ‘Eken kişi aç kalmaz’ diyerek çalışmayı ve mücadeleyi teşvik eden güzel bir şarkı dillendirdiler ballar…

Ve Orta Doğu…  Şu sıralar bizi en çok acıtan bölgelerden biri ola Orta Doğu dan gelen minikler hüznümüzü tazelediler. Zira onlar zulüm coğrafyasının çiçekleri idi…

Suriyeli çocukların söylediği ‘Ey vatanımız, ey bizden daha değerli olan vatanımız, özlemin beni deli etti. ‘ dedikleri zaman vatanın kıymetini, değerini, özlemini düşündükçe dua ettim onlara ‘Rabbim vatanlarına kavuştur, vatanlarını yaşanılabilir kıl’ diye…

Benim oğlumun da bulunduğu Gazzeli çocuklar bu sene de gelemedi günlükcağazım :( Hem İsrail’e hem Mısır’a yine kahrettim ben de :( Fakat Filistinli çocuklarımız oradaydı , Lübnan’daki mülteci kampından gelmişlerdi ve bizi söyledikleri şarkıyla yaktılar kavurdular be günlükcağazım. Ya ben onlara karşı çok hassasım , ya onlar bir başka…  ‘Sevgi dolu evimiz yıkıldı, kaldı bize evler. Daha güzelini görmediğimiz topraklarımız vardı, bütün ülkelerde kaybolduk, ah vatanımız evsiz yurtsuz kaldık, sonra insan hakları diyorlar, güvenleri öldürdüler ’ dedikçe onlar  hüzünlenmemek mümkün mü?  Öyle şirinlerdi ki bu çocuklara nasıl kıyıyordu kahrolasıca savaş yanlısı insanlar anlamam mümkün değildi.

Yemenli çocuklar ise şarkılarında ‘Her asil çabalarınız için teşekkür buketlerini sunuyoruz size , desteğinizle ne çok imkansız hendeği geçtik, cömert bağışlarınız için size binlerce teşekkür’ dediklerinde ben yine aynı şeyi tekrarladım. Asıl biz size teşekkür ederiz melekler, asıl sizi bize nasip eden Allah ‘a biz şükrederiz, vesile olan İHH ya biz teşekkür ederiz…

Sıradaki ülke acının bir başka coğrafyası ata yurdumuz Orta Asya idi. Kafkasya, Doğu Türkistan…

‘Her tarafa yetişmek durumundayız ‘ dedi sunucu Ümit Sönmez. Kesinlikle hemfikirim kendisiyle, her taraftaki çocuğa ulaşmalıyız, bunu başarabiliriz evvelallah…

Manas Destanının ülkesinden Kırgızistanlı çocuklar ‘Tüm Kırgızlar oynasın, şenlendirsin dünyayı, dostluğumuz kuvvetlensin’diyerek dans edip gülümsettiler bizi. Kuzularım ne güzel örnekti her şeye rağmen umutlu olmaya …

Gürcistan’ dan gelen Çeçen çocuklar da halk dansları ile programda güzel katkılarını sundular.

Sonra , sonradan Müslüman olmuş , yani güzel dinimizin  kıymetini bizlerden çok daha iyi bilen Kanada’dan gelen konuk sanatçı Davut bir şarkı ile katkı sağladı programa.

Ben bu şarkıdan sonra Güney Doğu Asya ülkelerinin çocukları sahne almadan evvel maalesef programdan ayrılmak zorunda kaldım . Yüreğimi de aklımı da orada onlarla bırakarak hem de… Hele hepsini birden sahnede görememek , belki bir kaçını kucaklayıp, sarılmak talihini kaçırmaktan dolayı üzgündüm çok.  Neyse ki biliyorum yine gelecekler . Ama onları sadece geldiklerinde hatırlamamızı  istemiyorum.  Her daim hayatlarımızda, evlerimizde, kalplerimizde olmalı onlar. Değil mi ki Peygamberimiz ‘Allah’ a en sevgili ev içinde ama gören yetim bulunan ev’ diyor. Değil mi ki iki cihanda gülmek için yetim sevmeye ihtiyacımız var en çok…

Bir tebessüm için sınırları kaldıran İHH’dan, tüm yetim sponsorlarından, bu değerli hizmette emeği geçen herkesten rabbim razı ol. Onlara Cennetini nasip et Allah’ım. Amin… 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !