gördüğüm sinema filmleri - düşlediğim herşey - Blogcu



"Karanlıktakiler"

12/10/2009 · Kategori: gordugum sinema filmleri


Merhaba , evvelki  hafta Pazar günü Elmas ile izlediğim Çağan Irmak'ın Karanlıktakiler filminden yeni bahsetme imkanı bulabiliyorum:)
Ay laflarıma bakın hele:) Artist miyim neyim ben yaw:) Aceba günlüğümü ara sıra trajı yüksek bir gazetenin köşesi mi sanıyorum ki :) İlahi ben:))))))))))
Her neyse sıradan bir günlüğün, sıradan bir yazarı olsam da malumunuz üzre hayatımdaki hiç bir şeyi atlamamaya özen gösteriyorum:) Kayda geçmek hoşuma gidiyor vesselam:)
Çağan Irmak'ın seyrettiğim 2 filmi ve dizi filmleri cidden çok hoşuma gitmişti. İzlemek istediğim filmin saati bize uymayınca tereddüt etmeden aldık biletimizi Karanlıktakiler'e. Çağan Irmak bana göre küçük ayrıntıları farkedip,ondan büyük bir konu çıkarabilen bir yönetmen ve senarist. Bir de herkesin baktığı yöne o başka bir gözle bakıyor sanki. Filmde pek hareket yok. Olaylar az kişi etrafında gelişiyor. Biraz durgun bulabilirsiniz. Ama konu ve işleniş biçimi bence güzel. Lakin diğer filmlerini izledikten sonra, etkisinin uzun müddet sürüşü bu filmde olmadı. Yani diğer filmlerinden sonra çıta yükselmesi gerekirken bana göre bu olmamış. Fakat filmi izlediğim için pişmanlık da yaşamadım. Filmin başrol oyuncuları Meral Çetinkaya ve Erdem Akakçe'nin oyunculuklarının  çok harika olduğuna da değinmeden geçemeyeceğim . Emeği geçenlerin emeklerine sağlık...

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

"Güneşi Gördüm" ü gördüm:)

13/4/2009 · Kategori: gordugum sinema filmleri


Merhaba, Pazar günü "Güneşi Gördüm"'ü ben de gördüm:) İclal ile birlikte seyrettik. Ön yargım vardı beğeneceğime dair ; ki önyargımın isabetini test ettim filmi izleyerek:)
Cidden çok beğendim. Konusunu biliyordum. Konularını daha doğrusu, hepsi birbirine bağlı, hepsi birbirinden önemli ülkemin sorunları.
Yıllardır bitmek bilmeyen kardeş kavgaları, eğitimsizlik, doğuya gitmeyen hizmet, yerlerini yurtlarını terk etmek zorunda kalan insanlar; yeni geldikleri şehirlerde adam yerine konulmayan, dışlanan insanlar; köylerinde hep tehlike ile karşı karşıya kalan, her gün sorguya çekilen insanlar,değil şehir ülke değiştirmek zorunda kalan insanlar,  vs...
Film çıkışı "çok karıştırmış" diye eleştiri duydum arkamdakilerden , bence kesinlikle karıştırmamış. Dedim ya hiçbiri birbirinden bağımsız konular değildi. Hepsi birbiri ile bağlantılı sorunlardı işlenen.
Film öncesindeki fikrim de , film sonrasındaki fikrim de aynı. Ben zaten Mahsun'un baktığı gibi bakıyordum Güneydoğu meselesine, pekişmiş oldu fikrim. Devlet Güneydoğu meselesine çok çok ciddi derecede el koymalı. Asker arttırmak değil el koymaktan kastım, okullar açmak, hastaneler, eğitim kurumları vs. Onlar da adam gibi yaşamalı. Onlar da" gerçekten ben bu ülkede saygıya değer bulunuyorum" diyebilmeli. Şimdi bizim taraf "zaten öyle" diye savunacak kendini ama ben hiç öyle düşünmüyorum:( Bakın "taraf" kelimesini yazmışım istemeden:( Evet bu ülkede taraf var, sınıf var, dışlanan ve el üstünde tutulan insanlar var malesef:( Teoride yok elbette ama pratikte bu hep var. Etrafımda öyle çok duyuyorum ki "Allah'ın kürdü" yakıştırmalarını. Kimse hangi milliyetten doğacağına kendi karar vermedi.
Ölümlü dünyadayız, ne olur doğduğumuz milliyeti sevdiğimiz gibi başkasının milliyetini de sevebilsek. Farklılıkları kaynaşma vesilesi görsek. Birbirimize yaşama hakkı versek. Ama bunu ilkin güçlü taraf yapmalı. Güçsüzü ezersen ,ötelersen , itelersen o güçsüz kendini berileyene, çağırana , vaadde bulunana teslim eder. Güdüleniyor insanlar ya öteki ya beriki tarafından. Bu güdülenme ancak devletin kucaklaması ile son bulur. 25 yılı aşkındır devam eden , dış güçlerin beslediği, bir türlü çözüme ulaşılamamış ve çok can acıtmış bu sorun artık son bulsun. Artık kimsenin anası ağlamasın, "artık şehit verdik, terörist öldü, çatışma çıktı, mayın patladı,vs." gibi haberleri duymayalım. Cidden benim canım çok acıyor. Ülkem yara alıyor, çocuklara yazık oluyor, annelerin gözyaşları durmuyor.
Bu film, empati kuramayan, orada yaşananlardan habersiz ahkam kesenler için - seyrettilerse tabi- süper bir başlangıç olabilir. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...

Filmde okunan şiir çok anlamlıydı. Cahit Sıtkı yıllar evvel memleket istemiş, düşlemiş ama hayalleri gerçekleşmedi. İstemekten, ümid etmekten vazgeçmek, ölmeden ölmek demek. Umutsuz olmak ahmakların işi, ben de Tarancı gibi istemeye devam edeceğim,ölene dek...

  MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

20/3/2009 · Kategori: gordugum sinema filmleri


Merhaba, iki hafta önce Deniz ile Gölgesizler yerine Umut adlı filmi izlememizin isabetini, dün akşam da Saliş, Elmas ve Deniz ile birlikte Gölgesizler'i izlemenin isabetsizliğini tecrübe ettim:)
Allah'tan Genç Turkcell günüydü de biletin yarı fiyatını ödedim:) Film başladıktan bir müddet sonra "ne bu yaaa" deyip, birbirimize şaşkın şakın baktık. Daha ilk yarısına gelmeden çıkanlar oldu. Sonuna kadar izleyen 10 kişiydik:) Ayaklarımı sallamaktan bir hal oldum izlerken sıkıntıdan. Hep bişeylere bağlayacaklar diye bekledim sabırla ki filmin sonunda bi yazarın daktilosundan çıkan bir hikaye çıktı:) İnanılmaz saçma sapan bir konuydu. Oyuncular çok iyiydi belki teknik açıdan da güzeldir ama asla izlenmeye değer bir film olduğunu düşünmüyorum . Nedense anlaşılmaz, başı sonu belli olmayan, kafa karıştıran film yapmayı maharet sayıyorlar. Ödül alan filmler de çoğunlukla bunlardan çıkıyor. Bu film Gölgesizler adlı bir romandan uyarlanmış. Kitabı çok merak ettim doğrusu. Kitaplar filme uyarlanınca alakasız bir şey çıkıyor ortaya genellikle. Valla ben hiç beğenmedim filmi. İkinci yarısında biraz daha heyecanla izledim o kadar. Gitmenizi tavsiye edemeyeceğim, ama siz bilirsiniz:)
Sevgiyle kalın... 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

"Umut"

9/3/2009 · Kategori: gordugum sinema filmleri


Merhaba Cumartesi günü Deniz ile birlikte Umut adlı filmi seyrettiğimizden  bahsetmiştim. Otobüs duraklarında görmüştüm afişini , nedense eski roman kapağı tarzında olan afiş bende merak uyandırmıştı. Afişe her rastladığımda içimden bu filmi görmek istediğimi geçirmiştim. Rastgele girdik filme, gişe görevlisi sadece dram olduğunu biliyordu. Afişinde "Aşk bir hüzündür" yazınca dedik "galiba aşk filmi hadi girelim:)". Filmi izlemeye başladığım andan sonuna kadar son sahnesi hariç hiç bir şeyi tahmin edemedim:) Ama film çok klasik bir konuydu:) İlginç di mi:) Hiç bu konu ile karşılaşacağımı da tahmin etmemiştim. Konudan bahsetmeyeceğim, hem basit , hem değişik, hem acıklı , hem bildik bir film işte. Bütün bunların hepsi bir arada nasıl oluyor yaw:) Fakat ben çok beğendim. Benim sinema kültürüm çok gelişmemiş. Öyle "aman değişik olsun, aman teknolojik olsun, aman Hollywood filmleri gibi olsun" tarzında beklentilerim yok. Sadece izlediğimde keyif almayı, dramsa ağlamayı, komedi ise gülmeyi tercih edenlerdenim:) Bu film beni ağlattı, hele Deniz'in gözlerini şişirdi ağlamaktan:) Bayan oyuncunun oyunculuğu biraz vasattı, replikler biraz yapaydı ama ben bu filme gittiğime çok memnun oldum. Eve gelir gelmez de arkadaşlarıma mutlaka gidin dedim:) Konuyu özellikle yazmıyorum, şayet giderseniz benim gibi gidin diye:) Uzun zamandır en beğenerek izlediğim film oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.  
Filme başlarken ve biterken "Senden , senin için vazgeçiyorum" deniyor. Hadi bakalım izleyin ve görün:) İyi seyirler...
Not: Bloğa resim ekleyemiyorum. Blogcu seni terkedeceğim bu gidişle. Bunu tehdit algıla lütfen:)

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

"120"

23/1/2009 · Kategori: gordugum sinema filmleri


Merhaba, Salı akşamı 120 adlı filmi seyrettik Elmas,Deniz,Saliş,Aysel ve Nurcan ile birlikte  Evrensel Gelişim Derneği'nde. Son zamanlarda izlediğim en  güzel, en anlamlı filmdi. Sinemada seyretmeyişime çok hayıflandım. Unuttuğumuz değerleri hatırladım:( Tüylerim diken diken oldu, yüreğim kabardı. Bu vatan nice şanlı insanların mücadelesi ile vatan olmuşken biz nasıl da hoyratça yaşıyor ve yıpratıyoruz diye düşündüm. Sokağa çöp atmak, tükürmek gibi adi işler dahi hainlik bana göre:(
Bu tarz filmler milli duygularımızı canlandırmak için bence çok faydalı. Çünkü insan unutan bir varlık. Unutuyoruz, unutturuyorlar, unutmak istiyoruz kimi zaman da...
120 filmi Özhan Eren'in senaryosunu yazdığı, yapımcılığını, yönetmenliğini ve filmin müziklerini yaptığı bir film. Yani bir Özhan Eren filmi. Ellerine, zihnine, yüreğine sağlık...
Filmin konusu Erzurum sınırında Ruslar ile savaşan Türk ordusuna cephane desteği gerekmektedir. Van'dan istenen bu yardıma cevap vermek çok zordur. Şehirde yaşlı erkekler, kadınlar ve resmi görevlilerden başka eli silah tutan pek erkek kalmamıştır. Lise çağındaki 12 ve 16-17 yaşları arasındaki çocuklar bu göreve talip olurlar. Çocuklar kar-kış demeden ağır cephanelikleri çok uzun yollar aşarak birliğe ulaştırırlar ; fakat dönüşte çıkan tipi neticesinde 98 çocuk hayatını -donarak- kaybeder:( Çocukların fedakarlığı, azmi; büyüklerin vatanseverliği , vatanseverliğin önemi öylesine güzel işlenmiş ki filmde, gerçekten çok anlamlı. Neler yaşanmış, ne canlar hayatından olmuş ki biz hazır aldığımız vatanımızın kıymetini bilemiyoruz:( Ben vatanıma "vatanım" demekten bu filmi seyrettiğimde utandım doğrusu:( Bu filmi benim gibi izlememiş olan varsa mutlaka DVD sini alıp izlemesini tavsiye ediyorum. Ben de alıp hem arşivime koyacağım hem de ailemle tekrar izleyeceğim inşallah.
Bu Filmi izlerken ve sonrasında  Orhan Şaik Gökyay'ın "bu vatan toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi yatanlarındır" dizeleri dilimden düşmez oldu. Şiirin tamamı nı paylaşmak istiyorum sizlerle. Sevgiyle...

Bu vatan kimin?

Bu vatan, topragin kara bagrinda
Sira daglar gibi duranlarindir.
Bir tarih boyunca onun ugrunda
Kendini tarihe verenlerindir.

Tutusup kül olan ocaklarindan
Sahlanip köpüren irmaklarindan
Hudutlarda gaza bayraklarindan
Alnina isiklar vuranlarindir.

Ardina bakmadan yollara düsen
Huduttan hududa yol bulup kosan
Simsek gibi cakan, sel gibi kosan
Cepheden cepheyi soranlarindir

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

"Şytanın Papucu"

12/1/2009 · Kategori: gordugum sinema filmleri



Merhaba, dün akşam Elmas, Deniz, Ayşe ve Saliş ile birlikte ani bir kararla sinemaya gittik. Uzun zamandır birlikte ilk kez dışarıya çıktık. Hangi filmi izleyeceğimize karar veremeyince "gülelim bari" diye  Şeytanın Papucu filmine girdik.
Okan Bayülgen programında Fatih Ürek'in çok eski bir tiyatro oyuncusu olduğunu, bir çok oyuncu bilinen kişi yerine Fatih'le oynamayı tercih edeceğini söylemişti. Ben de Fatih Ürek'in oyununu merak etmiştim doğrusu.
Malesef film hakkında ne güldüm diyebileceğim, ne de beğendim:( Ben sinema seçimini iyi yapamıyorum galiba. Verdiğim paraya mı acıyayım, zamanıma mı acıyayım bilemedim:)
O kadar saçma sapan bir filmdi ki anlatamam.  Tamam Fatih Ürek iki ayrı kimliği başarı ile canlandırmıştı ama konusu ve güldürücülüğü kesinlikle kötüydü.
Kararsızlığımız sonucu karar kıldığımız filmin kötü olduğunu tecrübe ile gördüm. Sizin görmenize hiç gerek yok:)

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

« Önceki ::