Filistin Konvoyu düşlediğim herşey - Blogcu



Dilek Türkan ile tango keyfi...

10/2/2010 · Kategori: konserler

Merhaba , daha önce bahsettiğim gibi Pazar akşamı Esra,eşi ve Hacer teyze ile CRR'deki Dilek Türkan konserine katıldık. Bu konsere iştirakim biraz ilginç:) CRR'deki etkinliklere bakarken Dilek Türkan konserini gördüm. Kim aceba diye nette aradığımda benim çok severek dinlediğim şarkıları söyleyen kişi olduğunu farkettim ve hemen bilet aldım:) Hatta uzunca bir zaman "Mazi kalbimde bir yaradır" adlı şarkıyı bloğumda çalmıştım,belki hatırlarsınız. Gel gör ki hiç merak etmemişim "bu sevdiğim şarkıları kim söylüyor" diye:) Bu da benim ayıbım işte. Velhasıl bu konserde Türkan, Cumhuriyet döneminden günümüze tango,fokstrot (ne demek bilmiyorum:)) gibi eserleri yaylı çalgılar dörtlüsü,piyano,kontrbas ve klarinetten oluşan bir entürmantal formasyonda seslendirdi. Bu açıklamayı broşürden yazdım ,hiç bir şey anlamadığımı itiraf etmeliyim:)) Anladığım  şey harikulade bir ses, harika şarkılar ve profesyonel çalgıcıların enstürmanlarından çıkardığı muhteşem tınılardır:) Çoğunu bilmediğim, tozlu plaklarda kalan ,değeri bilinmeyen birbirinden değerli eserleri Cengiz Onural ve Oğuzhan Balcı'nın düzenlemeleriyle bizlerle buluşturdukları ve  çok güzel bir akşam geçirmeme sebep oldukları için emeği geçen herkese teşekkürü borç bilirim. Sesinize,ellerinize,yüreğinize sağlık...

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Etiketler : dilek türkan,crr,tango

Kraliçe Lear

9/2/2010 · Kategori: seyrettigim tiyatrolar

Merhaba, Cuma günü Kenter Tiyatrosu'nda Eugene Stickland’in yazdığı,Yıldız Kenter'in yönetip , Sedef Şahin ve Feride Berin Varol ile sahnelediği Kraliçe Lear adlı oyunu izledik Hilal, Hasan, Esra ve Hacer teyze ile. Bileti haftalar öncesinden almıştım ve daha önceden hiç canlı performansını izlemediğim Yıldız Kenter'i sahnede izleyeceğim için çok heyecanlıydım. Heyecanıma değdiğini ise oyun esnasında ve sonrasında anladım. Oyunculuktaki başarısını bilsem de tiyatronun duayenlerinden olan Yıldız Hanım'ı sahnede izlemek bambaşka bir keyifti. Oyun boyunca yüzümdeki keyif ifadesi hiç bitmedi,sonrasında da tabi. 81 yaşındaki bir insanın sahnede nasıl devleştiğine şahit olmak ve çok kaliteli bir yapıtı izlemek büyük şans benim için. Oyun bitiminde kendisini tebrik etmemiz de unutamayacağım anlardan biri olarak hafızama kazındı. Hacer teyzeye bu anlamda çok teşekkür ediyorum ; çünkü bunca yıldır tiyatro ve konser takip eden biri olarak onunla etkinlikleri izlemeye gidene kadar hiç bir sanatçıyı  yüzyüze tebrik etmek aklıma gelmiyordu. O, bu konuda çok duyarlı,onun sanata olan saygısı bana da örnek oldu.Tebrik edip,birlikte fotoğraf çektirdiğimiz Yıldız Hanım ise sahne dışında çok mütevazi idi. Sahne dışındaki hali sahnede ne denli devleştiğini  bir kez daha anlamama sebep oldu. Partneri Sedef Şahin ise yüzkırk küsur kişi arasından elemelerle seçilmiş bir lise öğrencisi. Cidden çok şanslı ki bu işi Kenter tiyatrosunda yapıyor. Çok da başarılı ve sevimli buldum kendisini, başarılarının katlanarak devam etmesini dilerim... 

Kanadalı yazar Eugene Stickland, Kraliçe Lear'ı Urban Curvz Kadın Tiyatrosu'nun kurucularından Joyce Doolittle için özel olarak yazmış. Bu oyunu Kanada'da Türk bir bayan izleyip Yıldız Kenter'e yakışacağını düşünmüş ve böylece Kenter tiyatrosunda sahnelenme serüveni başlamış.

Yaşlı ve genç insanların aralarındaki kuşak çatışması,ayrı ve benzer yönler, iki kuşağın uzlaşmasının ne denli keyifli olacağı, insanın istediği ve cesaret ettiği takdirde her şeyi başaracağı, umudun ve heyecanın verdiği kazanç , vb temalar oyunu izlerken aklıma gelenlerdi . Verdiği keyif için emeği geçen herkese bin selam ve teşk:) (oyunu izleyenler anlar:))

Ömrün sonu belli değil. Bence Yıldız Hanım ya da kendiniz hayattayken bu güzel oyunu izleyin.

"Kib , byeeee..:)" (oyunu izleyenler anlar:))

İşte Hacer Teyze ve Yıldız Hanım...

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz! Etiketler : kraliçe lear,yıldız kenter,Eugene Stickland,sedef şahin

Günlerde ...

8/2/2010 · Kategori: guncem

Merhaba, yeni hafta ,yeni sevinçler getirsin cümlemize.

Ben bronşitten kurtulamadım:( Hala kötür kötür öksürüyorum. Hala insanlar öksürdüğümde bana bakıyor:) İlaç kullanmaya devam,bakalım ilaçlar bittiğinde bir değişiklik olacak mı.

Dün İclal'e kahvaltıya gittim Gülcan ile. İclal'in annesi yine harika börekler yapmış. Ellerine sağlık,keselerine bereket... Dün akşam da Esra, eşi ve annesi ile Dilek Türkan'ın CRR'deki konserine gittik. Çok beğendiğim konserin ayrıntılarından daha sonra bahsedeceğim.

Cumartesi günü Nilü ve çocuklar bizdeydi ,birlikte kahvaltı yapıp Ramazan ağabeyimin 7. gün mevlidine katıldık. Ramazan ağabeyim bir kaç yıl önce vefat eden babasına uzunca bir şiir yazmış. Şiirinde aile fertlerinden ve kendinden bahsedip ; babasını ne çok özlediğini dile getirmiş. Bu duygusal şiiri bana okuttu Mehtap ablam. Herkesi gözyaşlarına boğdu Ramazan ağabeyim. Biz de onu özleyeceğiz bundan sonra . Mekanları Cennet olsun ikisinin de inşallah... Cumartesi akşam üzeri ise Rukiş'in ablası Şerife ablanın nişan merasimine katıldım. Bir yerde ölüm, bir yerde düğün... Ben de ölü evinde ağlayan,düğün evinde oynayan tabirine cuk diye oturdum:) Eeee hayat bu, devam ediyorsa  durmayacaksın,yoksa düşersin... Nişan sonrası , eniştemler Sütlüce'deymiş ben de onlara katıldım birlikte uykuluk yedik ,sonra da eve geldim.

Cuma akşamı Hilal, Hasan, İclal, Esra ve Hacer teyze ile Kenter Tiyatrosu'nda Kraliçe Lear adlı oyunu izledim. Yıldız Kenter'i ilk kez canlı olarak sahnede gördüm ve büyülendim. Yine ayrıntıları sonraya bırakıyorum:) O akşam tiyatro çıkışı İclal ile İsmi'ye gittik. Nilü,Saliş ve Deniz de oradaydı birlikte kahve içip ,eve geldik. O gün İclal ve Nilü'ler bizde kaldı.

Perşembe akşamı Aysel'deydik Elmas,Saliş, Aysel'in kuzenleri Özge ve Özlem ile birlikte. Elmas bize mıhlama yaptı o gün, Aysel de köy patatesi pişirdi. Biz ise afiyetle yedik:) Teşekkür ederim Ayselciğim, özellikle soban içimi ısıttı.

Çarşamba akşamı evdeydim. Nurcan geldi bize o akşam.

Salı akşamı da evdeydim:)

Günlerde yaşananlar bu kadar, kal sağlıcakla günlükcağazım:) ...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : gün,günce

Mim: 7 ilginç özelliğim...

5/2/2010 · Kategori: sobe ve mim

Merhaba Bir Güzel Çift bloğunun sahibi sevgili Ayşeciğim beni mimlemiş. Mim konusu blog sahibinin 7 ilginç özelliği. Teşekkür ederim Ayşe,ben mim hastasıyım da:)

1- Ben beni bildim bileli erken kalkmak zorunda biri olarak asla erken kalkmaya alışamam. Evimle işimin aynı caddede olamasına rağmen işe hep geç kalmam:)

2-Tek gözümün görmediği, gözlük merakım yüzünden "inşallah kör olurum" diye dua etmemden dolayı dinlendirici gözlük bari versin diye annemin götürdüğü doktor tarafından 12 yaşımda farkedilmesi:)

3-Giysilerimde renk uyumuna önem vermemem:) ;Kendimi kısıtlamaktan hiç hoşlanmam da:)

4-Bir şeyleri kırdığımda ne kırdığıma bile bakmadan işime devam edip,hiç üzülmemem:) Düştüğümde de tepki vermeden yoluma devam ederim:)

5-Kin ve gurur duygularından uzak olmam:) Özetle yüzsüz olmam:) Mesela bir gün yemekçi teyze ile tartışıyordum aynı anda yemek alıp "kaçar köfte düşüyo" diye sorup yemeğimi alıp yedim:)

6-Basenimin vücuduma göre büyük olması:) Tarlatandan tasarruf ediyorum:) Eski filmlerdeki tarlatanlı elbiselere hep özenmişimdir,Allah başıma verdi:))

7-Up uzun şiirleri sırf yazmaya üşendiğim için ezberliyor olmam:)

Yazdıklarımın ilginç olmasına özen gösterdim. Arkadaşlarıma danıştığımda çok farklı şeyler duydum:) Dedikleri doğruydu ama ilginç değildi. Bazılarından ilham aldım ,bazılarını kendim buldum:)

Benim mimlediklerime gelince Sudamlam,Gelin Ayşem,Zeynep Melike ve Blah blah...

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz! Etiketler : mim,sobe

"Dullar"

3/2/2010 · Kategori: seyrettigim tiyatrolar

Merhaba Cuma günü hala torunum Ayşenur ve arkadaşım İcloş ile Rşat Nuri Sahnesi'nde Alman yazar Fitgerald Kusz'un yazdığı "Dullar" adlı oyunu izledik.

O gün babam ameliyat olduğu halde hem biletim yanmasın diye hem de ismi beni çok çektiğinden bu oyunu çok merak ederek izlemeye gittim. Fakat ne beni,ne beklediğimi bulamadım oyunun içinde. Oyuncular çok başarılı kişilerden oluşuyordu ama nedenini bilmediğim bir eksiklik vardı oyunda. Oyunun ,skeçler arasında olan  dul amatör tiyatrocu ekipten pek bir farkları yok gibiydi. Sergilenişinde mi ,nerede hata var anlamadım. Zamanla oturur dicem ama bu oyuncular zaten çok profesyonel kişiler. Oyunu yöneten kişi de oyunculardan olan Hülya Karakaş. Bilemiyorum ama ben bu oyundan haz alamadım malesef. Yine de emeği geçenleri tebrik ederim.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : dullar,fitzgerald kusz,reşat nuri,hülya karakaş,güzin özyağcılar.

Acısıyla,tatlısıyla...

2/2/2010 · Kategori: guncem

Merhaba,Kıbrıs'ta yediğim yağmurun etkisinden kurtulamayınca bugün doktora gittim ki boronşit olmuşum:( Günlerdir halsizlik ve öksürük mahvetmişti umarım ilaçlarla toparlanırım. Bugün ayrıca Pazar günü kaybettiğimiz halamın oğlu Ramazan ağabeyimin 3. gün mevlidi vardı, kısa bir süreliğine köyümüzün lokalinde olan mevlide de katıldım. Allah mekanını cennet etsin.

Dün akşam Ülkü, hasta olmama rağmen eşiyle iş yerime gelip zorla onlara götürdü. Sağolsunlar götürdükleri gibi de Saliha ile beni evimize bıraktılar.

Pazar günü kuzen Ayşe ve İsmail ile Osman eniştem dahil olmak üzere  bizde kahvaltı yapıp Ramazan ağabeyimin cenaze merasimine katıldık. Cumartesi gecesi almıştık haberi. Hastahanedeydi ve bekleniyordu ölümü. Yine de umut kaybolmuyordu nefes aldıkça insandan. Oğlu askerdeydi, gelmesiyle ruhunu teslim etmiş. Herkes onu beklediğini söylüyor. Uzun zamandır hastaydı Ramazan ağabeyim. Bizden yaşça büyük olmasından ve uzakta oturmasından dolayı akran kuzenlerimle olduğum gibi yakın değildim ona. Tabi ki her ölüm gibi bu da acıttı canımı. Kızını,oğlunu ve evlat acısını yaşayan halamı gördükçe acıdı içim. Empati yönü kuvvetli olan benim için Pazar günü çok zor geçti :( Defin işleminden sonra  taziye evine gittik. Taziye evlerini oldum olası sevmiyorum. Orada olanlardan hoşlanmıyorum. Benim istediğim taziye evi manzarası ölen kişinin tek ihtiyacı olan şeyi, Kuran'ı ona armağan etmekle geçirilmeli. Boş konuşmalar,acıyı anlamadan verilen nasihatlar beni ziyadesi ile üzüyor. Taziye evinde sessizlik olmalı. Ama malesef bu adabı hiç öğrenemeyecek bizimkiler:( Vasiyetimi yazmak geldi içimden "beni seven ve bana Fatiha yollayacak insanlar olsun ardımda,diğerleri gelmesin taziyeye" diye  :(

Cumartesi günü arkadaşım Serap'ın 2 harika oğlunun sünet mevlidine katıldım. Orada uzun zamandır göremediğim arkadaşım Sacide'yi görmekten de çok mutlu oldum. Allah büyük muradlarını da göstersin oğluşlarının inş. sana ve eşine Serapcığım. Her şey çok güzeldi, teşekkür ederim. Akşam ben eve geldim çocuklara bakmaya ; annem,Saliş,Nilü ve eniştem Ramazan ağabeyimi hastaneye görmeye gittiler. Yoğun bakımda olduğundan ailesiyle görüşüp geldiler ki,bir kaç saat sonra haberi geldi:( Allah'ım rahmetini ondan esirgeme...

Cuma günü babam gözünden katarakt ameliyatı oldu . Basit bir ameliyattı ama gelen gidenimizin olmasına engel değildi bu. Ayşe halam,Dilek,eşi ve çocukları,Belgüzar teyze,eşi,Ayşe ve eşi de ziyarete gelenler arasındaydı. Ben ise daha önceden aldığım tiyatro oyununu izleyip öyle geldim eve. Ne yapayım biletimi yakamazdım.

Perşembe akşamı babam ameliyat olacağı için çok stresliydi. Vara yoğa bağırıp durdu. Babam bu konularda çok hassas. O akşam Nilü ve çocuklar geldi bize kalmaya,Pazar gününe kadar da bizdelerdi. Çocuklara doyamadığımı itiraf etmeliyim. Alperen'in tatili 1 haftaymış döndüler. Ömer Faruk bu dönem de takdir almış. Tebrik ederim teyzeciğim seni,başarıların daim olsun inşallah.

Çarşamba akşamı evdeydim.O gün Saliş'in arkadaşı Nurcan kaldı bizde.

Salı akşamı da evdeydim.

Pazartesi akşamı ise bahsettiğim gibi Melihat Gülses'in konserine gittim.

Acısıyla tatlısıyla geçen günlerimin özetiydi bu uzun yazı. Acılar en hafif şekilde acıtsın,sevgilerse çoğalsın her daim...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : gün,gnce

« Önceki ::